Root > Documents > Web Güvenlik Açıkları > How Does Internet Work?
Cyber-Warrior.Org \ Doküman \ Web Güvenlik Açıkları > How Does Internet Work?
Madde
  Yazar : by_narco
  Date : 01.09.2005 23:11:10
 
# How Does Internet Work?
 

Internet Nasil Çalisir?

Internet’in yayginlasmasiyla birlikte TCP/IP kisaltmasini çok sik duymaya basladik. Bu kisaltmanin bir bilgisayar agi protokolü oldugu, Internet’in bu protokol üzerine kurulu oldugu hep tekrarlandi. Buraya kadar anladik. Ama hiç kimsede çikip bu TCP/IP’yi dogru düzgün anlatmadi. Internet’e baglanirken girdigimiz degerler (IP, Subnet Mask, Default Gateway vs. vs.) ne anlama geliyor. Bunlari yanlis girince niye Internet’e çikis yapamiyoruz, kisacasi nasil oluyor da oluyor, hiç bilemedik. Ama artik yeter. Size bu yazida TCP/IP’nin ne oldugunu bir bir anlatacagim. Artik gerçekler karanlikta kalmayacak. TCP/IP, Transmission Control Protocol/Internet Protocol ifadesinin kisaltmasi. Türkçesi, Iletim Kontrolü/Internet Protokolü oluyor. Protokol belli bir isi düzenleyen kurallar dizisi demek.. Örnegin, devlet protokolü devlet erkaninin nerede duracagini, nasil oturup kalkacagini düzenler. Ag protokolleri de bilgisayarlar arasi baglantiyi, iletisimi düzenliyor. TCP/IP’nin adina bakip tek bir protokol oldugunu düsünmeyin. TCP/IP, bir protokoller kümesi. Herbiri degisik isler yapan bir yigin protokolden olusuyor.

TCP/IP’nin kökleri, 1960’larin sonunda 1970’lerin basinda Amerikan Savunma Bakanligi’na bagli Ileri Arastirma Projeleri Ajansinin (Advanced Research Projects Agecncy, ARPA) yürüttügü paket anahtarlamali ag deneylerine kadar uzanir. TCP/IP’nin yaratilmasini saglayan proje ABD’deki bilgisayarlarin bir felaket aninda da ayakta kalabilmesini, birbirleriyle iletisimin devam etmesini amaçliyordu. Simdi baktigimiz zaman projenin fazlasiyla amacina ulastigini ve daha baska seyleri de basardigini görüyoruz.

Bu projenin ilk asamasinda, 1970’de ARPANET bilgisayarlari Network Control Protocol’ünü kullanmaya basladilar. 1972’de ilk telnet spesifikasyonu tanimlandi. 1973’de FTP (File Transfer Protocol) tanimlandi. 1974’te Transmission Control Program ayrintili bir sekilde tanimlandi. 1981’de IP standarti yayimlandi. 1982’de Defence Communications Agency (DCA) ve ARPA, TCP ile IP’yi TCP/IP Protokol suiti olarak tanimladi. 1983’de, ARPANET NCT’den TCP/IP’ye geçti. 1984’de Domain Name System (DNS) tanitildi.

Yukarida kisaca verdigimiz tarihçe ayni zamanda Internet’in tarihçesidir. Internet ile TCP/IP ayrilmaz kardeslerdir. TCP/IP, Internet’in temelidir.

Bu kisa tarihçeden sonra, bir yerel alan bilgisayar agi üzerinde TCP/IP’yi anlatmaya geçelim. Burada anlatilanlar Internet üzerinden de geçerlidir. TCP/IP ile kurulan bir bilgisayar aginda bir bilgisayari üç parametre ile tanimlariz. Bu parametreler bilgisayarin adi, IP adresi ve MAC adresidir. TCP/IP protokoller kümesi bu 3 parametreyi kullanarak bilgisayarlari birbirine baglar.

Bilgisayar adi kullanici tarafindan Isletim Sistemi yüklenirken bilgisayara verilen addir. (Bilgisayarlara MUHASEBE, SATIS, ye da AHMET gibi açiklayici ve kolay adlar verilmelidir.). MAC (Media Access Control, Ortama Erisim Kontrolü) adresi, bilgisayrlarin ag kartinin ya da benzer ag cihazlarinin içine degistirilemez bir sekilde yerlestirilmis bulunan bir adrestir. (0020AFF8E771 örneginde oldugu gibi onaltili düzende rakamlardan olusur). MAC adresine donanim adresi de denir. IP adresi ise 131.107.2.101 örnek adresinde oldugu gibi, 4 bölümden olusan bir adrestir. Nokta ile biri digerinden ayrilan bu bölümlerin her biri 0 ile 255 arasinda deger alabilir.

IP adresinin ilk bölümü adresinin gösterir. IP adresleri kabaca 3 siniftir: Bu siniflar A, B ve C olarak siniflandirilir. A sinifi adreslerin ilk bölümü 1 ile 126 arasinda bir deger alabilir. B sinifi adreslerin ilk bölümü ise 128 ile 191 arasinda yer alir. C sinifi adresler 192 ile 233 arasinda bulunur. 223’ten sonrasi ne oldu diye sorabilirsiniz. 223’ten sonrasi bizi hiç ilgilendirmeyen isler için ayrilmistir.

Dikkatli okuyucu arada 127 ile baslayan adreslerin kayip oldugunu farketmistir. 127 ile baslayan adresler özel isler için ayrilmistir. Bu adreslerin bir tanesi bizi ilgilendirir ve sik sik kullanmamiz gerekir. Bu adres 127.0.0.1’dir ve kendi bilgisayarimizi gösterir. Islerin yolunda gidip gitmedigini ögrenmek için ilk önce bu adresi kullaniriz.

Internette A sinifi adresler çok degerli adreslerdir ve büyük aglardaki bilgisayarlar için ayrilmistir. Örnegin IBM’in adresleri A sinifi adreslerdir. Su anda Internette A sinifi adres tükenmistir, kimseye verilmemektedir. A sinifi adres alan bir isletme yaklasik 16 milyon adres tanimlayabilir. Internet’te B sinifi adresler de su anda tükenmistir. Bir B sinifi adreste yaklasik 65000 bilgisayar tanimlanabilir. Örnegin, Microsoft’a bir B sinifi adres alani ayrilmistir. C sinifi adresler halen boldur, kullanilabilir. Ama C sinifi bir adres alani ile de ancak 250 küsür adres alani tanimlanabilir. Bir yerel ag kurarken Internet’teki adres kisitlamalari bizi baglamaz. Kendi agimiz için her siniftan bir adres verebiliriz. Burada verilen adreslerin Internet ile bir baglantisi yoktur. Bu noktaya dikkat ediniz. TCP/IP’yi anlamak için kendimizi bir yerel, daha sonra dagenis bir ag ile ksitlayacagiz. Böyle bir agin Internet baglantisi ise bambaska bir konudur. Simdi kendi bilgisayar agimiz için bir C sinifi adres alani tanimlayalim. Bilgisayarlarimiza verecegimiz adresler 220.107.2.100 ile 220.107.2.200 arasinda yer alsin. Örnek adresler:

   Birinci bilgisayar için 220.107.2.100
   Ikinci bilgisayar için 220.107.2.101
   Üçüncü bilgisayar için 220.107.2.102
   ..........
   Sonuncu bilgisayar için 220.107.2.200

Dikkat ederseniz, bütün bilgisayarlarin adreslerinin ilk üç hanesi sabit: 220.107.2. Bu adrese, tam olarak söylemek gerekirse 220.107.2.0 adresine, ag tanimlayicisi (Network ID) denir. Yani, sizin aginizin adresi nedir derlerse 220.107.2.0 diyebiliriz. Buradan çikaracagimiz ilk sonuç su: Hiç bir bilgisayara, sonu 0 ile biten bir adres veremeyiz. Sonu 0 ile biten adresler agi tanimlar.

Bilgisayarimiza veremeyecegimiz ikinci bir adres de, sonu 255 ile biten bir adrestir. Örnek agimizdaki bilgisayarlarin adresleri araasinda 220.107.2.255 yer alamaz. Sonu 255 ile biten adresler broadcast adresleridir. Broadcaast yayin demektir; Aynen radyo televizyon yayinlarindaki gibi. Yani, belli bir bilgisayara degil de tüm aga mesaj gönderecegimiz zaman sonu 255’le biten bir adres kullaniriz, böylece aga yayin yapariz. Örnek agimizda herkese gidecek mesajin hedef adresi 220.107.2.255 olur.

Simdi biraz toplayalim. IP adresleri iki bölümden olusur. Ilk bölüm agin adresidir. Ikinci bölüm ag içindeki bilgisayarlarin adresleridir. Örnegimizdeki adreslerde "220.107.2." ifadesini içeren bölüm, agi tanimlar. Geri kalan kisim ise (100,101,...,200 gibi) agdaki bilgisayarlarin her birini tanimlar. Baska bir agda ag adresleri 131.107.0.0 seklinde, bir baskasinda ise 90.0.0.0 seklinde olabilir. Ag adresleri seçtigimiz sinifa baglidir.

Bir bilgisayar, IP adresinin hangi bölümünün agi tanimladigini, hangi bölümünün ise bilgisayari tanimladigini bilmek zorundadir. Bunun için Subnet Mask bilgisini kullanir. Subnet Mask’i AG MASKESI seklinde çevirebiliriz. Subnet Mask’da bir IP adresidir; Dört bölümden olusur ve ag adresinin hangi bölüme kadar geldigni göstermek için kullanilir. Örnegimizde Subnet Mask 255.255.255.0’dir. Yani örnegimizde ag adresi IP adresinin ilk üç hanesi ile tanimlanmaktadir. Bilgisayarlar kendi ag tanimlayicilarini bulmak için Subnet Mask’i kullanirlar. Bu yüzden Subnet Mask’in dogru bir sekilde girilmesi agimizin çalismasi açisindan önemlidir. Yanlis girilen subnet mask degeri, bilgisayarin diger bilgisayarlarla iletisimini engeller.

Bilgisayarlar ag tanimlayicilarini bulmak için Subnet Mask’i nasil kullanirlar? Simdi örnek bilgisayarimizdaki üç bilgisayarin adres bilgilerini Sekil-1’ deki gibi girdigimizi varsayalim:


 
SEKIL 1


Yukaridaki sekilde MUHASEBE ve SATIS bilgisayarlarinin Subnet Mask’i dogru, AHMET bilgisayarinin Subnet Mask’i yanlis girilmistir. Simdi Ahmet adli bilgisayarin MUHASEBE adli bilgisayara bir bilgi iletmek istedigini varsayalim. AHMET bilgisayari MUHASEBE’nin IP adresini kullanacaktir. AHMET, bilgi gönderecegi bilgisayarin, yani MUHASEBE’nin, kendi aginda olup olmadigini anlamak için su islemleri yapar.
Önce kendi IP adresi ile Subnet Mask’ini AND isleminden geçirir; sonuç 220.107.2.96’dir. (inanmayan bu rakamlari 0 ve 1 lerden olusan ikili düzendeki rakamlara çevirip AND islemini kontrol edebilir.) Bu rakam ona göre, içinde bulundugu agin tanimlayicisidir.

Sonra kendi Subnet Mask’i ile MUHASEBE’nin IP adresini AND isleminden geçirir; sonuç 220.107.2.112’dir. Bu iki adres ayni olmadigi için AHMET bilgisayari, MUHASEBE bilgisayarinin baska br agda oldugunu varsayar. Bu da yanlis bir varsayim oldugu için MUHASEBE bilgisayarina bilgi gönderemez. Bu hatanin giderilmesi oldukça basittir. AHMET’in Subnet Mask degerini diger bilgisayarlarla ayni yaparsaniz, bütün bilgisayarlar ayni ag üzerinde bulunduklarini hesaplayip birbirlerine bilgi gönderebilirler. Bir bilgisayar ancak kendi agi üzerindeki bir bilgisayara bilgi gönderebilirler. Bir bilgisayar ancak kendi agi üzerindeki bir bilgisayara bilgi gönderebilir. Baska bir agda bulunan bilgisayarlara bilgi göndermek gerekirse, yönlendirici (ROUTER) adi verilen cihazlar kullanilir. Cihaz dedik ama, üzerinde birden fazla ag karti bulunan bilgisayarlar da yönlendirici görevi görebilirler.


 
SEKIL 2


Sekil 2’de iki ayri ag, yönlendirici yardimiyla birbirlerine baglanmis. SATIS bilgisayari MEHMET bilgisayarina bilgi göndermek isterse, daha önce anlatilan islemleri yaparak MEHMET bilgisayarinin kendi aginda olmadigini anlar. iletecegi bilgiyi G bilgisayarina gönderir. G bilgisayarinda iki adet ag karti (ethernet) bulunmaktadir. Kartlarin birisi 220.107.2.0 agina, digeri 131.107.2.0 agina baglidir. G’de çalismakta olan isletim sistemi (Windows NT ya da Novell Netware gibi) bu iki kart arasindaki baglantiyi saglar.
G bilgisayarinda bulunan ag kartlarinin herbirinin ayri bir IP adresi vardir. Sekil 1 ’de bu adresler 220.107.2.150 ve 131.107.2.30 seklindedir. Bilgisayarlar karsidaki agda bulunan bir bilgisayara bilgi gönderecekleri zaman bilgiyi, G’nin kendi taraflarinda bulunan IP adreslerine gönderirler. G bilgisayari bu adrese gelen bilgiyi alir ve 131.107.2.0 agina geçirir.

Peki, 220.107.2.0 agindaki bilgisayarlar kendi aglarinda bulunmayan bir bilgisayara bilgi gönderecekleri zaman yönlendiricinin adresini nereden buluyorlar ? Eger bilgisayarinizda bulunan TCP/IP konfigürasyon bilgilerine bakarsaniz, orada "Default Gateway" seklinde bir adres alani görürsünüz. Default Gateway varsayilan geçit demektir ve yönlendiricinin adresini gösterir. 220.107.2.0 adresi ile tanimlanan agdaki bilgisayarlar Default Gateway olarak yönlendiricinin kendi taraflarindaki adresini, yani, 131.107.2.30 adresini verirler.

Yukarida her sey IP adresleri ile oluyor bitiyor gibi görünüyor. Gerçekte ise iletisimden hemen önce, IP adreslerinin MAC adreslerine çevrilmesi gerekir. Ag üzerinde iletisim aslinda yalnizca MAC adresleri ile gerçeklesir. Çünkü IP adresleri TCP/IP protokolüne özeldir. Baska bir protokolde, örnegin, Novell’in kullandigi IPX/SPX protokolünde IP adresi diye birsey yoktur. Her protokol. kendine göre bir adresleme semasi kullanir ama, bu semalarda yer alan adreslerin dönüp dolasip MAC adreslerine çevrilmesi gerekir ki, bilgisayarlar birbirleriyle iletisime geçebilsinler.

Bir bilgisayar bir baska bilgisayarin IP adresine sahip ama, MAC adresine sahip degilse Adres Çöümleme Protokolü (Adress Resolution Protocol, ARP) adi verilen bir protokol kullanarak IP adresini MAC adresine çevirir. TCP/IP’nin bir protokol kümesi oldugunu söylemistik. Iste ARP bu kümenin üyesi.

Iletisime geçecegi bilgisayarin IP adresini bilen bilgisayar, ARP protokolü ile "Bu IP adresi kiminse bana MAC adresini söylesin" seklinde bir mesaj olusturur ve bu mesaji broadcast yapar, yani agdaki tüm bilgisayarlara gönderir. Agdaki bilgisayarlarin tümü bu mesajlari alirlar, eger söz konusu IP adresi kendilerine ait degilse mesaji çöpe atarlar. Mesajdaki IP adresinin sahibi olan bilgisayar ise kendi IP adresini tanir ve hemen "Bu IP adresi bana ait, benim MAC adresim su" seklinde bir mesaj ile yanit verir. Ilk bilgisayar artik diger bilgisayarin MAC adresini bildigi için asil mesajini dogrudan (broadcast yapmadan) gönderebilir.

IP adresini bildigimiz bilgisayarin MAC adresini ögrendik, ona bilgi gönderdik. Peki, o bilgisayara tekrar bilgi göndermek istesek ne olacak? Tekrar bir ARP broadcast mesaji mi yayinlanacak? Bu sorunun yaniti hayir, çünkü ARP ile elde edilen bilgiler bir kase bellekte (ARP kase bellgi) saklanir ve bir MAC adresi gerekli oldugu zaman, ilk önce bu tampon bellege bakilir. Eger IP adresine karsilik gelen MAC adresi bulunuyorsa, broadcast yapmadan bu adres kullanilarak iletisime geçilebilir. Ama TCP/IP’nin her bölümünde göreceginiz gibi, bu ARP kasesinde tutulan bilgilerin bir ömrü vardir. ARP kasesine eklenen kayitlarin ömrü en çok 10 dakikadir. Kaseye kayit eklenirken ekleme zamani da belirtilir. ve eger eklenen adres bilgisi 2 dakika içinde yeniden kullanilmazsa otomatik olarak silinir. Adres yeniden kullanilirsa yine silinir ama 10 dakika sonra. Ayrica ARP kasesine ayrilan yer kisitli oldugu için bu süreler dolmadan eski kayitlar silinebilir.

IP adresi bilinen bir bilgisayarin MAC adresini bulmak için broadcast mesaji olusturulur demistik. Yani mesaj, ag üzerindeki bütün bilgisayarlara gönderiliyor, yayin yapiliyor. Eger Sekil 2’deki gibi birden fazla ag söz konusu ise, yerel aglarda kalmasi gereken broadcast mesajlari agdaki trafigi etkiler, ag performansini düsürür. Çünkü yalnizca agin bir bölümünde anlamli olan bir mesaj tüm aga yayilarak bütün bilgisayarlari mesgul eder. Bu durumu engellemek için yönlendiriciler, broadcast mesajlarini bir koldan bir kola aktarmazlar. Mantikli, degil mi?

Broadcast mesajlari gibi, herhangi bir sekilde yerine ulasmayan ama serseri mayin gibi oradan oraya gidip gelen bir mesaji engelleme isini, yine yönlendiriciler yapar. Bir TCP/IP veri paketi olusturuldugunda, pakete ilk degeri 128 olan bir yasam süresi (ya da oyunlarda oldugu gibi "can". Ingilizcesi Time-To-Live, TTL) verilir. Mesaj paketi herhangi bir yönlendiriciden geçerken "can" i bir eksilir. Aynen oyunlarda oldugu gibi de, can degeri 0 oldugunda oyun sona erer; paket iletilemez, çöpe atilir.

Peki, bir bilgisayar IP adresini nasil alir? Bunun iki yolu var: Ya siz bu adresi ele girersiniz ya da bir bilgisayar, belli bir adres havuzundan aldigi diger bilgisayarlara dagitir. Adresleri elle girmenin en büyük sakincasi adreslerin, Subnet Mask degerinin Default Gateway gibi diger bazi bilgilerin yanlis girilmesidir. Eger aginizdaki bilgisayar sayisi onu asiyorsa, adresleri elle girmek pek akillica degildir. Bu adresleri otomatik olarak dagitmanin bir yolu vardir ve bu yolun adi Dinamik Bilgisayar Kontrolü (Dynamic Host Configuration Protocol, DHCP)’dür. Bu protokol ile bilgisayar DHCP sunucu (server) olarak tanimlanir ve IP adres dagitimi bu sunucu üzerinden yapilir. DHCP’den alacagi belirtilmisse, açoldiginda "Ben yeni açildim, henüz bir IP adresim yok, eger ortamda bir DHCP sunucu tanimli varsa bana bir IP adresi göndersin" anlaminda bir mesaj yayinlar. (broadcast eder). Eger ortamda bir DHCP sunucu tanimli ise bu mesaji alir "Ben bir DHCP sunucu olduguma göre, bu mesaja yanit vermek bana yakisir" seklinde düsünüp kendisinde tanimli olan IP adreslerinden bosta olanlardan birisini seçerek bilgisayara gönderir. IP adresi akan bilgisayarda artik diger bilgisayarlar iletisim kurarken bu adresi kullanir.

DHCP sunucu ile IP adresi alan istemci bilgisayar arasindaki iliski, bir sain alma isleminden kiralama islemidir. Istemci bilgisayar, bir IP adresini DHCP sunucudan belli bir süretligine "kiralar". Kira süresinin varsayilan süresi 72 saattir. Nasi bir ev kiraladiginizda kira süresinin bitiminden önce kontrat tazeliyorsak, DHCP sunucudan alinan adresin de, bu süre bitmeden tazelenmesi gerekir.

Bütün DHCP istemcileri, kita sürelerinin %50’sine ulastiginda adreslerini tazelemek zorundadirlar. Kirasini tazelemek isteyen istemci, istedigini DHCP sunucusuna gönderir. Eger DHCP sunucu ayakta ise kirayi tazeler ve bu durumu bir onay mesaji ile istemciye bildirir. Istemci onayi aldiginda konfigürasyonunu günceller. Eger istemci kirasini tazelemek istiyor da DHCP sunucusuna ulasamiyorsa kiranin tazelenmedigine iliskin bir mesaj alir ama, adresini kullanmaya da devam eder. Çünkü daha kira süresinin ancak yarisi geçmistir. Istemci kira tazeleme istegini kira süresinin yüzde %87.5’u tamalandiginda tekrarlar. Eger bu kez de yanit alamaz ve süresi biterse istemci, IP adresini kullanmaya son verir ve yeni bir IP adres edinme sürecini baslatir.

Bir IP adresinin nasil aldigini gördük, IP adresinin MAC adresine nasil çevrildigine de gördük. Simdi "Iyi ama, biz Windows 95’te ya da Windows NT’de Ag komsulari (Network Neigborhood) ’na tikladigimizda karsimiza IP adresleri ya da MAC adresleri gelmiyor ki, yalnizca bilgisayar adlari geliyor" diyebilirsiniz, haklisiniz. Basta söylediklerimizi animsayalim:

TCP/IP dünyasinda bir bilgisayari 3 sey belirler:
Bilgisayarin adi, IP adresi, MAC adresi.

Bir bilgisayarin MAC adrsini ya da IP adresini degil de adini kullanmak daha kolay degil mi? Aksi takdirde, bilgisayarlarin IP adreslerini, daha da kötüsü MAC adreslerini ezberlemek zorunda kalabilirdik.

Bilgisayar adini kullanmak kolayimiza geliyor ama, ag üzerinde iletisim gerçekte MAC adresleri üzerinden gerçeklestiriliyor. O zaman bilgisayar adini önce IP adresine çeviren sonra da MAC adresine çeviren mekanizmalar, protokoller olmali degil mi? IP adresini MAC adresine çeviren protokolü görmüstük (bellegi zayif olanlara animsatalim; bu protokolün adi ARP idi). Peki, bilgisayar adlari IP adreslerine nasil çeviriliyor? Burada çesitli seçenekler var. Microsoft’un önerdigi sey WINS (Windows Internet Adlandirma Servisi, Windows Internet Naming Service). Bu servis ile bir makinayi WINS sunucusu olarak tanimliyoruz, bütün bilgisayarlar girip adlarini ve IP adreslerini bu sunucuya bildiriyorlar. (aynen yeni eve tasindigimizda hane halkinin mahallenin muhtarina kaydolmasi gibi). Bir bilgisayar, adini bildigi bir bilgisayarin IP adresini bulmak istedigi zaman, broadcast yapmak yerine bu sunucuya gidiyor "Su addaki bilgisayarin IP adresi ne olaki?" seklinde bir soru soruyor. WINS sunucu da kendi veritabanina bakip soruyu yanitliyor. Bu asamadan sonrasini biliyoruz. (ARP ile IP adresi MAC adresine çeviriliyor).

Iyi güzel de, bilgisayarlar ortamda bir WINS sunucunun var olup olmadigini ve varsa adresini nereden bilebiliyorlar?

Yukarida DHCP’yi anlatirken, DHCP sunucunun IP adreslerinin yani sira baska bilgileri gönderebilecegini söylemistik. Iste bu bilgilerden birisi de WINS sunucunun adresi. Eger biz tanimlarsak, DHCP sunucudan IP adresi alan bilgisayarlar ortamdaki WINS sunucunun adresini de ögreniyorlar ve gidip kendilerini kaydettiriyorlar. Bu islem otomatik olarak, el degmeden, son derece fenni yöntemlerle gerçeklesiyor.

Son cümleyi biraz abarttik degil mi? Ama bunun da bir nedeni var: WINS, Microsoft tarafindan bulunan ve kullanilan bir yöntem. Internet’te ad IP eslestirmeleri baska bir yöntem kullaniliyor: DNS (Domain Name System). Bu sistemde bilgisayar adlari ve IP adresleri DNS sunucu olarak konumlandirilan bilgisayarlara "elle" kaydediliyor. Bir bilgisayar, adini bildigi bir bilgisayarin IP adresini ögrenmek isterse DNS sunucuya gidiyor ve adresi soruyor.

DNS sisteminin kötülügü, bilgilerin elle girilmesinde ve statik olmasinda. Bilgisayar adlarinin ve IP adreslerinin elle girilmesi ve degistirilmesi gerekiyor.

Windows NT 4.0 versiyonuna kadar bir DNS sunucu fonksiyonu bulunmuyordu. 4.0 ile birlikte DNS sunucu fonksiyonu da eklendi. Üstelik Microsoft DNS’i WINS’e baglamayi basardi. 4.0’da DNS sunucu bir kayidi kendi veritabaninda bulamazsa ortamdaki bir WINS sunucuya sorabilir ve ondan aldigi yaniti iletebilir. Güzel bir olanak; hem Microsoft’un cözümünü koturyor hem de DNS sunucu isteklerini karsiliyor.

   
   
Cyber-Warrior TIM All Legal and illegal Rights Reserved.\CWDoktoray 2001©