Merhaba, bu dökümanda “Sosyal Mühendislik" konusunu "Sosyal Mühendis" olarak -yani, toplum bilimi ve toplum içinde kullanimini.- ele alip dilim döndügünce sizlerle fikirlerimi paylasacagim.
Hep “Sosyal Mühendislik” nedir? “Sosyal Mühendislik" nasil kullanilir? "Sosyal Mühendislik” senaryolari nasil yazilir? "Sosyal Mühendislikte" ikna nasil edilir? Tarzinda konular açiliyor ve aramizda konu hakkinda çalisan -fikir sahibi- insanlar binbir özveriyle fikirlerini paylasiyorlar. Ben de "Sosyal Mühendislik" algisinin tanimini yavas yavas yapacagim size. -benim için var olan tanimi-; insan oglu çift yasamaya basladigindan beridir var. -kendi kendinizi kandiramayacaginiz için çift yasamaya baslamak diyorum.- “Sosyal Mühendislik”, toplum bilimidir. Fakat, “Sosyal Mühendislik” çekirdegin de baslangicindan geliyor. -Iki insanin birbirinden sakladiklariyla basliyor kisaca.- Toplumun çekirdegi denilince genelde aile gelir akla ve ben bu tanimdan biraz fen bilgisi kullanarak size çekirdegin ayristirmasini yapacagim. Toplumun çekirdek yapisi ailedir, evet. Fakat, bu çekirdegin içinde atomlar bulunur. Elektron ve proton dagilimiyla çekirdegin ana maddesine yani kadin ve erkege ulasiyoruz. " Sosyal Mühendislik" iste tam bu noktada basliyor. Akli eriskin, iki birey arasinda; kadin-erkek, erkek-erkek ya da kadin-kadin. Akli eriskinlikten kastim, belli paylasimlarda bulunabilecek ve düsünce yapisi saglikli olan demektir. Tam bu noktada basliyor "Sosyal Mühendislik", bu macera için temelin temeline inmeyi gözardi etmemelisiniz. Evet, bu arada "Sosyal Mühendislik" bir macera, tutku ve eglencedir. Çünkü; sizlere yeni kisileri farkli kimliklerle -sizin donaniminiz yettigince olusturdugunuz kimliklerle.- tanima ve elde etme firsati sunar. -benim için tanim kisaca bu yönde-
" Sosyal Mühendislik” taniminda " benim için, bana göre" sözcük yapisini kullanmamin sebebi ucu uzay kadar açik bir evren oldugunu düsünüyor olmam ve her " Sosyal Mühendisin” kendine göre belli bir is/hedeftanimina sahip oldugunu düsünmemden geliyor. Çünkü; bazi sosyolojik bilgiler sabit degildir ve zamanla degisebiliyor. Bunun yani sira siz de bu konuda bir atilim yapmadan önce bolca tanim dökümani okuyup kendinizce bir tanim yaratmalisiniz. Bu bölüm kisiye farkli bakis açisi ve düsünce yapisini pratik biçimde uygulama teknikleri kazandirma konusunda birebir faydalidir. Tanim konusunu kafanizda oturttuktan sonra “kisisel gelisim, psikoloji, ikna kabiliyeti…” gibi toplum bilimi konusunu içeren konu dallariyla ilgili kitaplari okuyarak kendinizi bir nokta daha öteye götürmeye baslayabilirsiniz. Fakat, temel olarak baslangici kendimizden yapmak zorundayiz. Insanlari etki altina almaya çalismadan önce “kendini tanima sanati” konusuna egilip kendinizle yeni bastan tanisacaksiniz. –ben kendimi taniyorum diyen arkadaslar bir kagida kendini ne kadar tanidigina dair bir döküm yaparak, iyi/kötü özelliklerini, hayattan beklentilerini ve topluma kazandirdigi seyleri yazmayi denesin lütfen.- Bu tip bir özgeçmis sorgusu sizi SM temeline götürür ve ufak bir baslangiçta daha fazla ileri gitmenizi saglar. Yukarida “insanin kendi kendini kandirmasi mümkün degildir” tarzi bir cümle söylemis olsam da aslinda insan zamanla kendi yarattigi bir yalanin içinde yasamaya baslar ve kendine seçtigi rolü yasar. SM ile ilgilenen kisinin ise zihninin her zaman temiz ve birden fazla rolü bilinçli bir sekilde yerine getirebilmesi gerekir.
Ufak bir giris ve açiklama ile baslangici yaptigimi düsünüyorum. Bu nedenle size simdi konu basligini açiklayacagim. “Beyin Bankasina Sizmak”; benim için SM olayini her daim canli hayatta ele alip yasamak daha kullanisli oldu. Çünkü; disarida girebileceginiz 75 milyon zihin var, bu sayi sizin yabanci dil ve kültür bilginize göre 7 milyari da bulabilir. 7 milyar insan, 7 milyar beyin, 7 milyar farkli düsünce… Bu sayinin farkliliklari artarak gider ve bahsede bahsede bitiremeyiz. Ben bizi yabanci dil bilmiyor olarak sayacagim. Bu nedenle kendi ülkemizde 75 milyon insanin zihnine nasil girebilecegimizi anlatmaya çalisacagim. Ülkemizde ve Dünya üzerine belli basli etnik kökenler, gruplar, dinler ve bizi birbirimizden ayri birçok farklilik bulunmaktadir. Bunu bir kisinin GBT’sini döker gibi kullanmayi simdi size mantigim yettikçe anlatacagim. Örnegin; bir X kisisi bir siyasi grup mensubu, dinledigi müzikler, sevdigim filmler, kitaplar… vs. bilgiler Facebook adresinde yer aliyor ve siz o kisinin nerede takildigini da biliyorsunuz. Fakat, o kisi sizi tanimiyor veya farkinizda degil. Onunla tanisip onu etkilemek için kulakliginizda sevdigi müzigi dinlerken yanindan geçip biraz mirildanmaniz/sesi yüksek açmaniz ve sonrasinda size bakisiyla “aa yoksa sevdigin bir sarki mi?” gibi bir diyaloga girmeniz dahi hedefle tanisirken bastan yakinlik kurmanizi saglayacaktir. Giyiminizi dahi, edindiginiz bilgilere göre olusturmaniz çok kolaydir. Çünkü; müzik ve siyasi kökenli hareketlerde belli basli sabit giysiler, kolye, bileklik vs. gibi tüketim malzemeleri mevcut bulunuyor. Eger, hedef bunlardan birazina bile tutkunsa onlar hakkinda bilgi sahibidir ve yine bunu yerine getirerek ilgisini bir kat daha katlamis olabilirsiniz.
Bu noktada yaziya bir ara sunuyorum ve size asil anlatmaya çalistigim seyi tek kelime ile özetliyorum. “Gözlem yapmak”; eger, siz iyi bir SM uzmani olmanin yani sira bunu toplum içinde sokakta sürekli gördügünüz ya da yeni görmüs olsaniz dahi herhangi bir kisiye uygulamak istiyorsaniz çok iyi bir gözlemci/tespitçi olmaniz gerekmektedir. Toplum içinde oldugunuz zaman çok titiz olmaniz gerekiyor, kulak kabartmayi sevmeli ve bunu yaparken genelde kendinizi baska bir seye odaklanmis gibi göstermelisiniz. Çünkü; kisiler tanimadigi insanlar tarafindan dinlenilmekten genelde hoslanmazlar. Fakat; söyle bir durum mevcut, merakli gözlerle onlara bakip arada önünüzde –telefon, gazete vs.- bulunan bir seyle ugrasirsaniz sizin gerçekten olayla ilgilendiginizi ya da ortak bir paydaya sahip oldugunuzu düsünecektir. Bunu yapmak için biraz çocuksu istekle tavir takinmaniz gerekmektedir. Kisi, tavrinizdan hosnut olacaktir ve anlattigi bir seyin takdir görüp heves edildigini fark edince sizin olaya girip ona bir söz söylemenizden/laf atmanizdan çok rahatsiz olmayacaktir. Laf atmak, bu kavram gerçekten toplum arasinda tanisirken baslangicin yapilma seklini simgeliyor. Çünkü; hiç tanimadiginiz bir insanla direkt diyalog kurmaniz zordur. Ortada dönen bir söze girilmesi ya da sözün ortasina bir fikir belirtilmesi gerekiyor. Kisi ile konustugunuz her kelime sizin için ya anahtar ya da kendi ayaginiza siktiginiz bir kursun niteligi tasir. Siz çok konuskan görünürken aslinda karsinizdaki kisiyi konusturmalisiniz. Bunu da sadece soru sorarak ve verdiginiz cevaplari iyi seçerek yapabilirsiniz. Soru sorarken verdiginiz her cevap dogruya yakin olmali ki sizden kolayca süphe etmesin ya da sizi kendisinden asagi görmesin hedef. Sizi kendisinden asagida gören bir insan kolay kolay sizinle diyalog kurmayabilir, bu nedenle hedefinizle ortak paydalar tasiyor oldugunuzu kontrol edin. Eger, ortak paydalarinizin yeterince örtüsmedigini fakat yine de bu hedefi ele geçirmeyi istiyorsaniz yapabileceginiz yegane sey “Google” amcamiza sarilmaktir. Farkina varmadan konusma arasinda ve hatta arada sirada çok sik tuvalete çiktiginizi bahane ederek hizlica konustugunuz fikirleri ya da kisileri search ederek wikipedi gibi basit ve kolay bilgiye erisilebilen yerlerden bilgi edinin. Böylece konu akiskanligi kaybolmaz ve karsidaki kisi sizinle daha hevesli konusmaya devam eder. Bir süre sonra sizin eksik oldugunuz kisimlari kendisi otomatik olarak tamamlar ki bu da kisinin size kaninin isindiginin ve avucunuzun içine düstügünün simgesidir.