Root > Documents > Web Güvenlik Açıkları > Linux-2
Cyber-Warrior.Org \ Doküman \ Web Güvenlik Açıkları > Linux-2
Madde
  Yazar : X2
  Date : 23.11.2004 16:16:30
 
# Linux-2
 


# shutdown -hf now
komutunu kullanabilirsiniz. Burada yer alan h parametresi sistemin "halt" edeceğini (tamamen kilitlenme) ve bir daha açılmayacağını belirtecektir.

Eğer herşey yolunda giderse makinanızın başında oturup çalışmaya başlayabilirsiniz.

Sistemde çalışmaya başlamak üzere ilk iş olarak kendinize çalışmak amacıyla bir kullanıcı tanımlayın. Sistemde başka kullanıcı olacaksa, onlar için de hesap açacaksınız. Kullanıcı hesabı açmak için

# adduser
komutu size bu konuda yardımcı olacaktır. adduser (veya useradd) komutu , kullanıcı ismi, isim ve soyad, GID (grup kimliği), UID (kullanıcı kimliği) gibi birtakım sorular soracaktır. Bu komut hakkında detaylı bilgiyi Sistem Yönetimi bölümü altında bulabilirsiniz. root kullanıcısı sistem üzerinde sınırsız yetkiye sahip olduğundan sistem dosyalarını kazara değiştirmenize veya silmenize sebep olabilir.

Şimdi yeni hesabınızla sisteme girebilirsiniz. Alt F1 den Alt F6 ya kadar olan tuşlarla birden çok ekranda (sanal ekranlar) aynı anda çalışabilirsiniz.

Bu noktadan sonra bazı uygulamaların ayarlamalarını yapmanız gerekecektir. Artık Linux yüklemek ile ilgili bir sorunuzunun kalmamış olmasını umuyorum. DOS kullanıcılarına Linux hakkında bilgi veren sevimli bir döküman için DOS2Linux Mini-HOWTO iyi bir başlangıç olabilir.

Açılış esnasında makinanızın ismi /etc/rc.d/rc.M dosyasında belirlenir. Bu dosyayı uygun şekilde değiştirerek makinanızın ismini de yeniden tanımlayabilirsiniz. Makinanızın ilk ismi darkstar olacaktır. Eğer TCP/IP ağ üzerinde çalışıyorsanız, /etc/HOSTNAME dosyasının içeriğini değiştirerek veya hostname komutu kullanılara makina ismi de değiştirilebilir.

Bunların dışında konfigürasyon gerektiren birçok durum vardır. Bunlar için NET-3 HOWTO dosyasını iyice okumalısınız.

2.5 Sorun Çıktığında
Tabii ki temennimiz sorun çıkmaması, ama her nedense her zaman bu satırları okuyacak birkaç kişi olacaktır. Linux üzerinde kendi ihtiyacınıza göre ayarlanamayacak bir parametre yok gibidir. Bu özelliği sayesinde son derece esnek bir çalışma ortamı haline gelebilir. Aynı özellik kişilerin çoğu zaman kendi çözümlerini bulmalarını da beraberinde getirmektedir. Kendi bilgisayarınızda Linux çalışmak için bir miktar döküman karıştırmanız kaçınılmazdır.

Çıkabilecek en önemli sorun bilgisayarın açılmamasıdır. Bunun birçok sebebi olabilir. Açılış esnasında

İlk olarak LILO çalışır.
Çekirdek yüklenir.
Hizmet veren yazılımlar teker teker çalışmaya başlarlar.
Her aşama birçok satırda durumunu belirtecektir. Çalışan yazılımlar veya yazılım parçalarının her biri birbirinden bağımsız olduğu için açılış sırasında geldiğiniz nokta çok önemlidir. LILO çalışmadığında veya çekirdek yüklenirken takılırsa boot disketi ile rahatlıkla sistemi açabilirsiniz. Örnek olarak Linux yüklü disk bölümünüzün /dev/hda2 olduğunu varsayalım. Boot disketi parametre istediğinde

mount root=/dev/hda2
yazmanız yeterli olacaktır. Bu durumda boot disketinde yer alan çekirdek ile belirttiğiniz bölümde yer alan Linux hiyerarşisi açılacaktır. Çalışan bu sisteminiz içerisinde artık hatanın kaynağını daha rahat bulabilirsiniz.

Çekirdeğin yükleme esanasında takılması büyük ölçüde çekirdeğin donanımı doğru belirleyememesinden çıkar. Mesela ethernet kartınızı yanlış tanımış olabilir. Bunu çözmenin temel yöntemi çekirdek içerisinde kullanmayacağınız donanımlara ilişkin destekleri kaldırmak (Tüm ethernet kartlarını destekleyen bir çekirdek yerine sadece kullanmanızın muhtemel olduğu ethernet kartlarına destek veren bir çekirdek derlemek) veya çekirdeğe yardımcı olabilecek açılış parametreleri vermek.

Çekirdek derlemek hakkında Kernel-HOWTO ve boot parametreleri hakkında BootPromt-HOWTO yardımcı olabilirler. Çalışan sisteminizde bir arıza meydana gelip de makina aniden çalışmamaya başlarsa en son yaptığınız değişiklikleri gözden geçirin.

Ve son olarak, sistemin çalışmaması her zaman Linuxtan kaynaklanmayabilir, donanım ile ilgili sorunlar da yaşayabilirsiniz. Rasgele davranışlar, durup dururken çakılmalar, panik mesajları altında, bozuk sabit diskler, normalden yüksek frekansta çalıştırılan işlemciler ve sistem saatine göre yavaş kaçan veya bozuk RAMlar yatabilir.

2.6 Başlangıçta
Bu satırları okuduğunuza göre çalışır durumda bir Linux sisteminiz var demektir. Hala silmediniz mi yoksa? Şaka bir yana, büyük badireler atlattınız. Önünüze sayısız engeller çıkabilirdi. Kurarken elektrikler kesilebilirdi, sabit disk çizilebilirdi veya yanlış bölümü formatlayabilirdiniz. Özellikle Linux Slackware dağıtımını kurmak, dökümantasyon olmadan veya hatırlı bir arkadaşın yardımı olmaksızın gerçekten zordur.

Bu bölümde Linuxa küçük bir giriş yapılacak, daha sonra da UNIX kullanmayanlar sistemle tanıştıracaktır. Bölüm boyunca yapmanız gereken korkmadan sistem üzerinde kolaylıkla gezinti yapmak ve dosyaları kurcalamaktır.

Önceki bölümde sisteme girebilmek için şifresi olmayan "root" kullanıcıyı kullanmıştınız. Bu kullanıcı sistemde en fazla yetkiye sahip kullanıcı olup sistem görevlisi (sorumlusu) adını alır. Eğer root dışında bir kullanıcı hesabı tanımlanmışsa onu kullanın. Şifre yazıldıktan sonra komut istemcisine, yani kısaca kabuk dediğimiz programa girilir. Şifre yazılırken, başkalarının görmemesi için ekrana basılmaz.

Kullanıcı isimleri veya şifrelerde büyük ve küçük harfler arasında fark vardır. Root, root ve ROOT, farklı kullanıcılara işaret eder. Klavyenin en sağındaki Caps Lock tuşunun yanmadığına emin olun.

Sisteme ilk girişte, aşağıdaki gibi bir satırla karşılaşacaksınız.

Welcome to Linux 1.2.13.

linux login: root
password:
Last login: Thu Feb 13 12:46:35 on tty1
Linux 1.2.13.
You have mail.
linux:~#
Genellikle komut istemcisinin sonundaki karakter, root kullanıcısı için #, diğer kullanıcılar için $ olur. Bu karakterden önce de makina ismi yeralır. MS-DOSta olduğu gibi burada UNIX komutlarını girebileceğiniz kabuk (shell) üzerindesiniz.

Şifreyi değiştirmek için kullanılan komut passwd dir. Bir kullanıcı sadece kendi şifresini değiştirirken roota herkesin şifresini değiştirme yetkisi verilmiştir. Herhangi bir sistemde hesap şifrenizi unutursanız, bunu sadece root değiştirebilir. Root iken passwd yazın ve enter tuşuna basın.

linux:~# passwd
Changing password for root
Enter new password: *******
Re-type new password: ******
Password changed.
linux:~#
Şifrenizi iyi saklayın. Root şifresini ele geçiren birisi sistemde istediği değişikliği yapabilir. Şifre seçimi için Linux İşletim Sisteminde Güvenlik konu başlığına göz gezdirin.

Linux komutları hakkında bilgi almak için man komutu kullanılır. Eğer kurulum aşamasında man dosyalarının kopyalanması sorusuna olumlu yanıt verilmişse bunlar /usr/man dizini altında bulunurlar. Örneğin passwd komutu hakkında daha detaylı bilgi almak için

$ man passwd
yazın. Tüm man sayfaları /usr/man dizini altında 8 ayrı dizinde saklanır (man1 .. man8). Bazı komutların man dosyaları birden fazla dizin altında bulunur, bir dosya komut hakkında temel bilgi verirken diğeri sistem programcılarına yönelik olabilir. Örnek olarak mount komutu, hem 2, hem de 8 numaralı man dosyalarıyla birlikte arşivlenmiştir. C programlayıcısı, mount komutuna ulaşmak için

$ man 2 mount
yazarken normal kullanıcı,

$ man 8 mount
yazmalıdır. Bunun yanında başlığında belirli bir anahtar sözcüğü içeren tüm man dosyalarını araştırmak için apropos komutu kullanılır.

Her komut, bir veya birden çok parametre alabilir. Örnek olarak,

find . -name "*.txt" -print
komutu, bulunduğunuz yerden itibaren tüm dosyaları araştıracak ve bunların arasından sonu .txt ile bitenleri ekrana basacaktır. Parametreler genel olarak "-" işaretleri ve bu işaretten sonra gelen parametre ismi ile belirtilirler.

2.7 Linux Komut Yapısı
UNIX ve benzeri işletim sitemlerinde kullanıcının komut yazmasını sağlayan, bu komutları yorumlayarak gerekli işlemleri yapan programlara kabuk (shell) adı verilir. UNIXte bir kullanıcı bir dizi kabuktan istediğini seçebilir. Kabuklar ile ilgili ayrıntılı bilgi ileride verilecektir. Kullandığınız kabuk ne olursa olsun, gerek kabuktan kaynaklanan, gerekse UNIX komutlarının hepsinin uyduğu bazı standartlardan kaynaklanan bazı geleneksel yapılar vardır. Bunları bilmeniz ilk kez duyduğunuz bir komutun kullanımını bile kolayca çıkarabilmenizin yanı sıra, bir dizi genel hatadan kaçınmanızı da sağlayacaktır.

· · · UNIXte (ve Linuxta) bütün komutlar ve dosya isimlerinde büyük/küçük harf ayrımı önemlidir. Sistem komutlarının ve dosyaların çoğu küçük harfle yazılır.

· · · Komut ve dosya adlarında kullanacağınız bazı karakterlerin gerek dosya ve dizin yapısı, gerekse kabuk ve diğer komutlar nedeniyle bazı özel anlamları vardır. Bu karakterlerden yeri geldikçe söz edilecektir. Örneğin, `/ karakteri hiçbir dosya adında bulunamaz (dosya ve dizinler için ayraç olarak kullanıldığından). `- ile başlayan bir dosya oluşturulabilir olsa da silmeye kalktığında yeni bir UNIX kullanıcısının başına dert açabilir.

· · · UNIXte komutlara seçenek verirken seçenekten önce `- karakteri kullanılır. Örneğin ls -l

· · · UNIX komutları tersi istenmedikçe girdilerini standart girdiden (klavye) alır, çıktılarını standart çıktıya (ekran) yazar. Bu özellik ileride anlatılacak olan yönlendirme ve boru (pipe) öperatorleri ile birlikte komut satırından birçok işlemi kolayca yapmanızı sağlar.

UNIX kabukları komut satırından verilen komutu çalıştırmadan önce bir dizi karakteri yorumlayarak dosya ad(lar)ına çevirirler. Bu karakterler:
o o o * 0 dahil herhangi bir sayıda karakter yerine geçer. Örneğin rm * komutu bütün dosyaları siler, ls -l a* komutu `a ile başlayan dosyaların listesini verir.

o o o ? tek bir karakter yerine geçer. Örneğin ?? adı iki karakterden oluşan bütün dosyalar anlamına gelir.

o o o [] karakterleri arasında yazılan liste içindeki herhangi bir harfe dönüştürülür. Örneğin cp *[abc] /tmp komutu `a, `b ya da `c ile biten bütün dosyaları /tmp dizinine kopyalayacaktır. liste içinde aralarına `- işareti koyarak aralıklar verebilirsiniz. Örneğin, [A-Z]* büyük harfle başlayan bütün dosyalar anlamına gelir. Liste içindeki `^ karakteri sonrasında belirtilen liste dışındaki bütün karakterler anlamına gelir. Örneğin *[^0-9]* adında rakam olmayan herhangi bir dosya anlamına gelecektir.

2.8 Dosya ve Dizin Yapısı
UNIX altında bazı karakterlerin özel anlamları vardır. Dizin ve dosya isimlerinin başında nokta olması durumunda bu dosyalar gizli dosya haline gelir ve parametresiz yazılan ls komutuyla görünmez.

Dosya ve dizin isimleri 255 karakteri aşamazlar.

Sisteme girince önceden tanımlanmış bir dizin altında bulunursunuz. Bu dizin normal kullanıcılar için genellikle /home/ ve ardından gelen kullanıcı dizini ismidir. Bulunduğunuz dizinin ismini görmek için pwd (print working directory) yazın. Temel dosya ve dizin kavramları hakkında detaylı bilgi alabilmek için MS-DOS veya, en iyisi bir UNIX kitabı edinin.

$ pwd
/home/gorkem
$
UNIX komut yapısı DOSa çok benzer. Dizin değiştirmek için cd , dizin yaratmak için mkdir komutlarını sistemde sıkça kullanılır.

$ cd /
$ pwd
/
Hiyerarşik bir sıraya sahip olan UNIXte en üstte / dizini (kök dizin) yeralır. Sistemdeki tüm diğer dosya ve dizinler bunun altında toplanırlar.

~
işareti, kullanıcının ev dizinini gösterir. Ev dizinine geçin ve mkdir komutu ile benim isimli bir dizin yaratın. Dizini patikasını, bir başka deyişle kök dizininden itibaren ismini vererek de yaratabilirsiniz.

$ cd ~
$ pwd
/home/gorkem
$ mkdir /home/gorkem/benim
3. Kabuk İşlemleri
Sisteme girdiğiniz anda kabuk programının çalıştırıldığından bahsetmiştik. Bu andan sonra yapacağınız tüm işlemler bu kabuk programı tarafından yönetilir ve denetlenir. Kabuk, klavyeden girilen komutları çalıştırarak bir arabirim görevi yapar. UNIX (ve Linux) altında geliştirilen sayısız kabuk çeşidi ve bunların herbirinin kendine ait özelliği vardır. Her programcı kendi zevkine hitap eden kabuğu seçebilir, sistemde yeralan kullanıcılar farklı kabuklar üzerinde çalışabilirler.

O an hangi kabuk üzerinde yeraldığınızı öğrenmek için echo $SHELL yazın.

$ echo $SHELL
/bin/bash
Sıkça kullanılan kabuklar,

sh (Shell ya da Bourne Shell): İlk UNIX kabuğu.

ksh (Korn Shell): sh uyumlu, birçok ek programlama özelliği içeren bir kabuk. Bu kabuk da yaygın bir kitle tarafından kullanılıyor.

bash(Bourne Again Shell): Kullanım kolaylığı bakımından en çok rağbet gören bash, GNU tarafından kaynak kodu olarak dağıtılıyor. bash sh ve ksh uyumluluğunu korurken, özellikle etkileşimli kullanıma yönelik (komut tamamlama, gibi) birçok yenilik de içerir. Bu yazının hazırlandığı 1997 Temmuz ayı başlarında Bash 2.0.1 sürümü çıkmıştı.

csh (C shell): Berkeley Üniversitesinde geliştirilen cshin C diline benzer bir programlama yapısı vardır.

tcsh: cshın biraz geliştirilmiş hali.

Yukarıdaki kabuk programlarından sh, ksh ve bash birbirleriyle uyumludur ve yukarıda en ilkelden en gelişmişe göre sıralanmışlardır. Aynı durum csh ve tcsh için de geçerlidir. Kullanılan shell genellikle kişisel bir tercih nedeni olsa da, bütün sistem scriptleri sh ile yazıldığından, sistem yöneticilerine sh ailesinden bir kabuk kullanmaları önerilir.

Kabuk programları genellikle /bin dizini altında yeralır. Kullanıcının sisteme girerken hangi kabuğu kullanacağı /etc/passwd dosyasında yeralır. Bunu değiştirmek için chsh (change shell) komutunu kullanabilirsiniz.

$ chsh
Password:
Changing the login shell for cagri
Enter the new value, or press return for the default

Login Shell [/bin/sh]: /bin/bash
$
Sisteminizde NIS kullanılıyorsa chsh yerine yppasswd -s komutunu kullanmalısınız.

3.1 Yönlendirme
Kullanıcı, ekrana yazdığı bir komutun neler yaptığını en rahat şekilde komut tarafından ekrana yönlendirilen bilgilerden anlayabilir. Program, kullanıcıyı bilgilendirme amacıyla mümkün olduğu kadar çok, fakat ortalığı fazla karıştırmamak için de mümkün olduğu kadar az bilgiyi ekrana vermelidir.

3.2 Standart Girdi, Çıktı ve Hata
Linuxta, programın ekrana yazılan bilgiyi iki sınıf altında toplayabiliriz. Birincisi, olağandışı bir durumu bildiren standart hata, diğeri de her türlü verinin yazıldığı standart çıktı. Program çalıştığı andan itibaren bu iki kanal üzerinden akan bilgiler, programın çalıştığı sanal terminale yazılırlar. Program girdilerini ise standart girdi aracı olan klavyeden alır.

Eğer bu bilgiler bir ekran boyundan (25 satır) fazla tutuyorsa bazı satırlar programcının gözünden kaçabilir. Bunu önlemek amacıyla standart çıktı ve hata bir dosyaya yazılacak şekilde ayarlanabilir. Yönlendirme olarak da bilinen bu işlem UNIX altında (DOSta olduğu gibi) > karakteri ile gerçekleştirilir.

Örnek olarak o an bulunduğunuz dizinde yeralan dosyaları ekrana getirin :

$ ls -al
Bu komut, standart çıktı olarak dosyaların bilgilerini ekrana getirecektir. Bu çıktıyı, bir dosyaya yönlendirelim ve dosyanın içeriğine göz atalım:

linux:~$ ls -al > liste
linux:~$ cat liste
total 16
drwxr-xr-x 5 gorkem users 1024 Feb 13 13:10 .
drwxr-xr-x 4 root root 1024 Jan 7 1980 ..
-rw-r--r-- 1 gorkem users 390 Feb 13 12:56 .Xdefaults
-rw-r--r-- 1 gorkem ftpadm 2016 Feb 13 13:09 .bash_history
-rw-r--r-- 1 gorkem users 1 Feb 13 12:57 .bashrc
-rw-r--r-- 1 gorkem users 163 Nov 24 1993 .kermrc
-rw-r--r-- 1 gorkem users 34 Nov 24 1993 .less
-rw-r--r-- 1 gorkem users 114 Nov 24 1993 .lessrc
drwxr-xr-x 2 gorkem users 1024 Jan 7 1980 .term
-rw-r--r-- 1 gorkem users 87 Feb 13 12:56 .xinitrc
-rw-r--r-- 1 gorkem users 2795 Feb 13 13:06 adres
-rw-r--r-- 1 gorkem users 0 Feb 13 13:10 liste
drwxr-xr-x 2 gorkem users 1024 Feb 13 12:54 mail
drwxr-xr-x 2 gorkem users 1024 Feb 13 12:54 perl
-rw-r--r-- 1 gorkem users 0 Feb 13 13:10 typescript
linux:~$
> karakteri standart hatayı dosyaya yönlendirmez. Bu işlem için 2> kullanılır. Ama hatayı görebilmek için, hata yaratan bir komut yazmalıyız, değil mi ?

$ ls /deneme
/deneme : No such file or directory
$ ls /deneme 2> hata
$ cat hata
/deneme : No such file or directory
Aşağıdaki komutun işletilmesinin ardından standart çıktı oku1 dosyasına, standart hata ise oku2 dosyasına yazılacaktır. Bu dosyaları komutu çalıştırdıktan sonra incelemek suretiyle neler olup bittiğini anlamak mümkün olur.

$ mkdir ~/deneme (deneme isimli bir dizin yarat)
$ touch ~/deneme/gecici (gecici isimli bir dosya yarat)
$ cat ~/deneme 2>oku2 >oku1
Kabuk, standart çıktı ve standart girdi için sırayla 2 ve 1 numaralarının kullanımına izin verir. Yukarıda yeralan son komutta, standart hata mesajları için 2 kullanılarak hataların oku2 dosyasına yazılmıştır. Aşağıda, çekirdek derlemek için sürekli kullandığım program yeralıyor. Yönlendirme sayesinde ekrana gelmesi gereken mesajlar kullanılmayan 9. sanal konsola yönlendiriliyor.

# make config
# make dep > /dev/tty9
# make clean > /dev/tty9
# time make zImage > /dev/tty9
Son satırdaki time komutu, kendinden sonra gelen komutun ne kadar zaman içinde çalıştırıldığını gösterir. Çekirdek derlemede geçen zaman, makinanın gücü hakkında bir fikir verebilir. Peki ne hata, ne de çıktıyı ekranda görmek istemiyorsam ne yapmalıyım ? Bunun için standart çıktı ve hatayı biraraya getirerek yönlendirilen her çıktının kaybolduğu ``kara deliğe atmak yeterlidir:

$ ls /deneme > /dev/null 2>&1
Yukarıdaki komutun yazılış sırasına dikkat edin.

Standart çıktı ya da standart hatayı yönlendirirken, > işareti kullanırsanız: dosya yoksa, oluşturulur ve komutun çıktısı dosyaya yazılır. Dosya varsa, içeriği yok olur, ve komutun çıktısı dosyanın yeni içeriği olur. Var olan bir dosyayının eski içeriğini tamamen silmek değil de komutun çıktısını dosyaya eklemek istiyorsanız >> kullanmalısınız. Bu durumda dosya varsa komutun çıktısı dosyanın eski içeriği korunarak sonuna eklenir, dosya yoksa oluşturulur ve komutun çıktısı dosyaya yazılır. Örneğin:

$ echo deneme1 >>deneme.txt
$ cat deneme.txt
deneme1
$ echo deneme2 >>deneme.txt
$ cat deneme.txt
deneme1
deneme2
$
Örnekte görüldügü gibi ilk komut deneme.txt dosyasını oluşturdu. İkincisi ise oluşan dosyanın içeriğini koruyarak ikinci komutun çıktısını bu dosyanın sonuna ekliyor.

Standart hata ve çıktıya ek olarak UNIXin desteklediği bir yönlendirme daha vardır: Standart girdi sayesinde bir dosyayı oluşturan satırlar, bir komut veya programa yönlendirilebilir. Daha önce bir metin editor kullanarak hazırlamış olduğumuz raporu patrona kısa yoldan göndermek için,

$ mail -s "rapor" patron < rapor.txt
Dosyanın içeriği, mail komutuna girdi olmuş ve rapor.txt dosyası patron kullanıcısına ``rapor konu başlığıyla e-posta ile gönderilmiştir.


3.3 Çok görevlilik
UNIXin en büyük silahlarından biri süreçlerdir. Her süreç sistemde bağımsız çalışan, birbirini etkilemeyen ve herbiri kendi kaynağını kullanan programdır. Süreçler arkaplanda veya kabuğun kontrolünde çalışabilir. Çekirdek, her sürecin kullandığı sistem kaynağından haberdar olur ve bu kaynakların süreçler arasında adilce paylaşılmasından sorumludur.

Bir süreç, aksi belirtilmedikçe çalıştığı süre içinde klavyeden bilgi alır ve ekrana bilgi verir.

Kullanıcıların haberi bile olmadan çalışan süreçler, Linux makinasındaki G/Ç işlemlerini gerçekleştirebilmek için sürekli faaliyet içinde bulunurlar. Onlarca süreçten bazıları kullanıcıların sisteme girmesini sağlarken (getty) bazıları da WWW ve FTP gibi İnternet tabanlı istekleri yerine getirir (httpd, ftpd).

4. Dosya ve Dizin İşlemleri
Tıpkı MS-DOSta olduğu gibi Linux dosya yapısının da hiyerarşik bir yapıya sahip olduğunu söylemiştik. Temel dosya bilgisi önceki konularda anlatıldığından burada sadece dosya ve dizinlerle ilgili özelliklere değinilecektir.

4.1 Erişim Hakları
Erişim hakları, Linux dosya sistemi güvenliğinin belkemiğini oluşturur. Her dosyaya ayrı verilebilen erişim izinleri sayesinde çok daha rahat bir sistem yönetimi gerçekleştirilebilir. Bu, konuya sadece sistem görevlisi tarafından yaklaşıldığı zaman çıkartılabilecek bir sonuçtur. Kullanıcı bazında erişim hakları bazen daha da anlamlı olabilir. Yanlış kullanıldığında hoş olmayan süprizlere yol açabilir. Linux altında üç çeşit erişim hakkı vardır :

· · · Okuma izni : Dosyanın okuma izni varsa içeriği görülebilir, dizinin okuma izni varsa içerdiği dosyaların listesi alınabilir.

· · · Yazma izni : Dosyanın yazma izni varsa dosyayı değiştirebilir veya silebilirsiniz. Dizine yazma izni verildiğinde dizin altındaki dosyalar yazılabilir veya silinebilir.

Çalıştırma izni : Dosyayı çalıştırma hakkını verir.
Bir dosya veya dizin ilk yaratıldığı anda Linux tarafından öntanımlı bazı izinler verilir. Genellikle bu izin çalıştırma ve okumadır. Dosyanın oluşma anında verilen izini değiştirmek için erişim yetki kalıbı olarak da bilinen umask komutu kullanılır. Daha fazla bilgi için komuta ait man dosyasına bakın.

Erişim haklarının dışında bir dosyanın üç izin düzeyi daha vardır. Bunlar, dosyanın sahibi, dosyanın grubu ve diğer kullanıcılardır. Dosyanın sahibi, o dosyayı oluşturan kişidir. Her kullanıcının bir grubu da olduğu için, dosya oluşturulurken kullanıcı hangi grupta ise dosya da o gruba ait olacaktır. Dosyanın sahibi olmayan ve grubu da dosyanın grubuyla uyuşmayan sistemdeki kullanıcılar ``diğer sınıfına girerler.


4.2 Dosyanın Sahibinin ve Grubunun Değiştirilmesi
Bir dosyanın sahibini sadece sistemdeki root kullanıcı değiştirebilme yetkisine sahiptir. Dosya sahibinin değiştirilmesi için chown komutu kullanılabilir. Yukarıdaki dosyanın sahibini ozgur isimli kullanıcı yapalım.

# chown ozgur deneme
Dosyanın yeni hali şöyle olur :

-rwxr-xr-x 2 ozgur users 182 Feb 12 03:58 deneme
chgrp komutu yardımıyla da dosyanın grubunu değiştirilebilir. Yukarıdaki dosyanın grubunu www yapmak için

# chgrp www deneme
komutu kullanılabilir. chown komutu, dosyanın hem kullanıcısını, hem de grubunu değiştirme özelliğine sahiptir. chown komutundan sonra kullanıcı ve grup isimlerini aralarında bir nokta kalacak şekilde yazın.

$ chown ozgur.www deneme
$ ls -l deneme
-rwxr-xr-x 2 ozgur www 182 Feb 12 03:58 deneme
4.3 Diğer Dosya Sistemlerinin Kullanılması
Bir Linux işletim sisteminde dosyaların ve dizinlerin herbirisi sabit disk, CDROM veya diğer bilgi saklamaya yarayan cihazların birer parçası olan "dosya sistemlerinde" tutulur. Linuxun desteklediği pek çok dosya sistemi vardır ve bunların her birisinin veri depolarken kullandıkları yöntem birbirinden farklıdır.

Linuxta her dosya sistemi farklı bir dizinde tutulur ve bu dizinlerin bilgisi /etc/fstab dosyasında yeralır. Açılış anında bu dosyada hangi dosya sistemlerinin hangi dizinler altına yerleştirileceği okunur ve buna göre makina açılır. Linux, kendisi için özel olarak geliştirilen ext2 dosya sistemini kullanır.

Bir sistem görevlisi olarak çeşitli dosya sistemlerini tanımalı, bu dosya sistemleri üzerinde hata oluşması durumunda zararı en aza indirecek yolu bilmelisiniz. Bilgisayar başında geçireceğiniz zamanınızın büyük bir bölümünü dosya sistemleri üzerinde harcayacaksınız.

4.4 Sembolik Bağlantılar
Bazı durumlarda, bir dosyayı oluşturup bu dosyanın başka bir dosyayı işaret etmesi istenebilir. Genellikle sistem yöneticileri tarafından kullanılan sembolik bağlantı yardımıyla bir dosya veya dizin, bunlara karşılık gelen başka bir dosya veya dizin olarak gösterilir.

Aşağıda bir sembolik bağlantı örneği yeralıyor. Sistem görevlisi, /root dizini altındayken /usr/src/linux dizinine geçmek istiyor. /usr/src/linux dizinine işaret eden bir bağlantı kurmak için ln komutu kullanılır. -s parametresi, bu bağlantının sembolik olacağına işaret eder.

ln -s <nereye-baglanti-yapilacak> <hangi-isimle-yapilacak>
linux:~# ls -l
total 116
drwxr-xr-x 2 root root 1024 Feb 14 08:13 kernel
-rw-r--r-- 1 root root 115695 Sep 15 1994 lodlin15.zip
drwx------ 2 root root 1024 Jan 7 1980 mail
-rw-r--r-- 1 root root 0 Feb 15 08:14 typescript
linux:~# ln -s /usr/src/linux linux
linux:~# ls -l
total 116
drwxr-xr-x 2 root root 1024 Feb 14 08:13 kernel
-rw-r--r-- 1 root root 115695 Sep 15 1994 lodlin15.zip
drwx------ 2 root root 1024 Jan 7 1980 mail
lrwxrwxrwx 1 root root 9 Feb 15 08:14 linux -> /usr/src/linux
-rw-r--r-- 1 root root 0 Feb 15 08:14 typescript
Bu işlemden sonra kullanıcının /usr/src/linux dizinine geçmesi için cd linux" yazması yetecektir. Sembolik bağlantı dosyasını diğerlerinden ayıran, satırın en solundaki l karakteridir.

4.5 Dosya Arşivleme ve Sıkıştırma
Linux altında dosya arşivlenmesi ve sıkıştırılması neredeyse belirli ve standartlaşmış birkaç komut ile gerçekleştiriliyor. tar komutu yardımıyla istenilen dosyaları arşivleyebilir, bunların üzerine yenilerini ekleyebilir, istediğiniz zaman da tekrar açıp eski haline getirebilirsiniz. GNU gzip komutu ise dosyaların sıkıştırılması (zip) ve sıkıştırılmış dosyaların açılması (unzip) işlemlerini yapabiliyor. Fazla disk alanınız yoksa bu iki komut her zaman yardımınıza koşacaktır.

4.6 Dizin Tarama
Linux işletim sistemini ilk kurduğunuz anda, yüzlerce dizin altında binlerce dosyanız olacaktır. find komutu, bu dosyaların arasında tarama yapabilmek için geliştirilmiştir. Bu komutla sadece dosya isimlerine değil, dosyanın sahibi, erişim hakları, son erişim tarihi gibi verilere de ulaşmak mümkündür. find komutunun en sık kullanış şekli şudur :

find <dizin-ismi> -name <ne-aratiliyor>
dizin-ismi yerine taranacak olan dosyanın bulunduğu dizin ismi yazılır. -name parametresinden sonra ise aranan dosyanın ismini girin. Burada "*" ve "?" gibi joker karakterlerini de kullanabilirsiniz. (Bu gibi özel karakterler hakkında daha geniş bilgi Bash kabuğu konusu altında bulunabilir)

Aşağıda, find komutunun kullanımına ilişkin birkaç örnek yeralıyor.

$ find . -name "*.html"
(bulundugunuz dizinden itibaren sonu .html ile biten dosyalari arar)
$ find /home/halil -name "screen"
(/home/halil dizininden itibaren screen isimli dosyalari arar)
Bu komut, -type d parametresi yardımıyla sadece dizin isimleri arasında arama yapar.

$ find /usr/ -name "linux" -type d
find komutuna bir alternatif olan locate komutu ile dosyalar çok kısa bir sürede taranabiliyor. update komutu, her sabah belirli bir saatte sistemdeki tüm dosya ve dizin isimlerini bir veri tabanına yükler. Daha sonra bu dosyada yeralan belirli bir dosya veya dizin ismini locate ile arayabilirsiniz:

# locate pico
/usr/bin/pico
/usr/man/man1/pico.1.gz
Yukarıdaki komut ile içinde pico kelimesi geçen dosyaları bulduk.

4.7 mtools MSDOS Arabirimi
Linux altından, MS-DOS formatlı disketlere ulaşmayı kolaylaştıran paketin ismi mtools olarak biliniyor. Bu isim, paketin tüm komutlarının ilk harfinin "m" olmasından kaynaklanmış. Paketle birlikte gelen çeşitli yardımcı programlar sayesinde MS-DOS formatlı diskette yeralan dosyalar listelenebilir, silinebilir, disket formatlanabilir, hatta disketin kimliği değiştirilebilir.

Son çıkan mtools paketi, 2MB formatlı disketleri de tanıyabiliyor. Aşağıda, mtools paketinden çıkan bazı komutlar ve örnek kullanımları gösteriliyor.

mdir : disketin içeriğini görüntüler.

linux:~# mdir a:
Volume in drive A is SYSTEM_BT
Directory for A:/

IO SYS 40566 9-30-93 6:20a
MSDOS SYS 38138 9-30-93 6:20a
AUTOEXEC BAT 91 3-29-95 10:23a
NDD <DIR> 3-29-95 10:26a
CHKLIST MS 81 11-07-96 7:00p
VGA_45 <DIR> 3-29-95 10:28a
YARDIM <DIR> 3-29-95 10:17a
UTIL <DIR> 3-29-95 10:17a
VIRUS <DIR> 3-29-95 10:17a
9 File(s) 291328 bytes free
linux:~#
mcopy : Bir dosyayı Linuxtan diskete, disketten Linuxa aktarır.

linux:~# mcopy a:/autoexec.bat .
Copying AUTOEXEC.BAT
mdel : DOS dosyasını siler

mformat : Disketi formatlar.

mmd : Disket üzerinde dizin oluşturur.

MSDOS mtools arabirimi aynı zamanda VFAT tipi uzun dosya isimlerini de ekranda gösterebilir. Eğer dosya ismi, tek bir DOS ismi içine sığmıyorsa ve 8+3 kuralını bozuyorsa uygun bir kısa isim yaratılır.

Bunun yanında mtoolsun 2 Mblık disketleri okuyabilme özelliği de vardır. mtools paketinin konfigürasyon dosyası /etc/mtools.conftur. Bu dosyanın kullanımı için mtools(1) man dosyasından yararlanabilirsiniz.

5. Linux Sistem Yönetimi
Bir işletim sistemi, marka ve modeli ne olursa olsun bakım isteyen bir araçtır. Yapılacak küçük bir hata, veya hatayı gösteren bir işaretin gözardı edilmesi, zaten değerli olan zamanın boşa gitmesine neden olur. Linux da açık bir işletim sistemi olduğundan, sorumluluk sahibi sistem yöneticisi tarafından açık tutulduğu süre içinde verimli ve düzgün çalışması için gerekli özen gösterilmelidir. İnternet üzerinde üzerinde 500 kullanıcı olan , veya ftp.linux.org adresi gibi her hafta onbinlerce ziyaretçisi olup ağır sorumluluklar yüklenen Linux makinaları vardır. Bunların bir saat boyunca bile kapalı kalması, o anda bağlanmayı bekleyen pek çok kullanıcıyı mağdur durumda bırakacaktır.

Performansı etkileyen unsurların başında, önlemek pek de elinizde olmasa da elektrik kesintileri ve makinanın kapalı olduğu zamana denk gelen çekirdek değişimleridir. Bu tür donanımsal etkileri bir tarafa bırakırsak sistem yöneticisinin uyması gereken ve İnternet etikleri dediğimiz davranış kuralları vardır. Bu kurallara öncelikle sistem sorumlusu uymalı ve kullanıcıları da uymaya zorlamalıdır. Açık işletim sistemlerinin en büyük sorunlarından biri olan güvenlik konusuna sistem yöneticisi belirli günler zamanının bir bölümünü ayırmalıdır. Kullanıcılardan gelebilecek her türlü saldırı, sisteme onarılması çok zor olabilecek zararlar verebilir. Bunun için düzenli olarak dosyaları kontrol edin ve şüpheli durumlarda araştırma yapmaktan çekinmeyin.

Yukarıdaki tabloya bakarak işinizin zor olduğu kanısına kapılmayın, zira tüm bu denetleme mekanizmasını basitleştirebilirsiniz. Yapılacak tüm rutin işleri bir programa yazıp günün veya haftanın belirli saatlerinde bu programı çalıştırın ve olabilecek tüm hata mesajlarını bir dosyaya yazın. Bu dosyayı boş bir vakitte inceleyerek programın ne kadar düzgün çalıştığını gözlemleyebilirsiniz. Bunun yanında sistem yönetimini zevkli kılacak uygulama programları da vardır. Bu uygulama yazılımlarından bazıları o kadar gelişmiştir ki yapamadıkları tek iş yemek pişirmektir.

Yabancı kaynaklı yayınlardan Essential System Management (Frisch) ve Essential System Administration (OReilly) bu yönde tavsiye edilebilecek kitaplar. Piyasada bulunan Türkçe kitapların hiçbirisinde sistem yönetimine ciddi olarak değinilmediği için Türkçe yayın bulmak gayet zor.

5.1 Yetkili Kullanıcı ve Diğer Kullanıcılarla İlişkiler
Sistemin en büyük sorumlusu root şifresini bilen kullanıcıdır. Yukarıda da belirtildiği gibi bu şifrenin sorumluluğu büyüktür. Sistem yöneticisi, makinadaki kullanıcıların isteklerini ve şikayetlerini yönelttikleri tek merci durumundadır. Burada karşılıklı güven sözkonusudur, bunu da sistem görevlisi herkese hissettirmelidir. root kullanıcısının, başkalarından gözünüz gibi sakladığınız e-posta ve dosyaları sizden habersiz okuduğunu öğrenseydiniz tepkiniz ne olurdu ?

Root kullanıcısının sahibinin haberi olmaksızın sistem kullanıcılarına ait dosyaların yerini ve izinlerini değiştirmesi de uygun değildir. Zorda kalsanız bile, başkalarına ait hiçbir dosyayı silmeyin veya içeriğini değiştirmeyin. Belki de sıkışık bir durumdan kurtulmanın başka bir yolu vardır ?

Temel olarak zaman zaman kullanıcıları bilgilendirmek hoş bir davranış olarak karşılanır ve onların Linuxa olan ilgilerini perçinleyebilir. Örneğin /etc/motd ve /etc/issue dosyalarına periyodik olarak çekirdek değişimlerini ve eklenen uygulama programlarını haber veren birkaç satır iliştirebilirsiniz. Sistemde açılan her kullanıcı hesabına Linux Çokça Sorulan Sorular (Linux ÇSS), çeşitli UNIX belgeleri ve İnternet hakkında bilgilendirici dökümanlarının yeraldığı bir dizi e-posta da yollanabilir. Bu konuda yaratıcılığınızı konuşturun.

5.2 Sistem Kuralları
Kullanıcı hesabı açmadan önce birkaç basit kuralı tanımlayıp kullanıcılardan bunlara uymalarını istemelisiniz. En basitinden birkaç kural, bir hesabın birden fazla kişi ile kullanılmaması, sistemin güvenliğini zedeleyecek crack, cops, satan gibi programların diğer kullanıcıların zararına çalıştırılmaması ve sistem kaynaklarının sorumsuzca tüketilmemesi olarak sayılabilir.

Siz, en iyisi yukarıda yeralan kuralları birkaç madde halinde yazın ve sistemdeki herkesin bu maddelere uyacağını taahhüt eden imzasını alın. Tatsız durumların çıkmaması için de önlem almayı ihmal etmeyin.

5.3 Sistemin Yedeklenmesi
Makinanızın belirli aralıklarla yedeklenmesi, sistem güvenliğinin bir parçası sayılabilir. Donanımdan meydana gelen bir hata sonucu veya yanlışlıkla girilen bir komut, sistemi açılamaz hale getirebilir. Ancak yedekleme ile bu tür kullanıcı hatalarının önüne geçebilirsiniz. Yedekleme genellikle tüm sistem üzerinde yapılmaz. Sadece önemli sistem bilgilerini içeren dizinler yedekleme aşamasına girmelidir.

Yedekleme üniteleri olarak teyp, disket veya başka diskler kullanılabilir. Teypler, büyük miktarda yedekleme işlemleri için ön plana çıksa da birkaç dosyadan oluşan paketlerin korunması söz konusu olacaksa disketler daha pratiktir. İnternet üzerinde ise bağımsız bir makina, kendi rutin görevi dışında yerel ağda bulunan makinaların yedeklerini belirli gün ve saatlerde almak üzere programlanabilir.

Sistemde fazla miktarda kullanıcı varsa yedekleme işlemi ciddi bir düzene oturtulmalıdır. Sistemdeki hayati dosyalar örneğin her hafta, üzerinde kullanıcıların bulunmadığı akşam saatlerinde yedeklemeye sokulabilir.

Yedekleme için birkaç yol önerilebilir. Kullanışlı olması için yedeklemeyi yapan program, yedeklenen dosyalar arasındaki belirli bir dosyayı kolayca açabilmelidir. Bunun yanında, yedek bilginin de bozulması ihtimali vardır. Yedeğin içindeki tek baytın bozulması, bazı durumlarda tüm yedeğin çöp yığını haline gelmesine yol açabilir. Doğru yedekleme programının kullanılması bu anda önem kazanır.

Yedeklenecek olan dizinlerden en önemlileri, sistem konfigürasyon dosyalarının yeraldığı /etc, kullanıcı dizinlerinin yeraldığı /home, bazı X Window dosyalarının bulunduğu /usr/X11/lib/X11 dizini altındaki bazı dosya ve dizinler, /usr ve /usr/local dizinde yeralan bazı dizin ve dosyalar ile /root dizinidir. Şart olmasa da yedekleme için yeriniz bolsa /tmp dizinini de koyabilirsiniz.

Elektronik postaları ( /var/spool/mail) da unutmamak gerekir. Yoksa, çok meşhur olan "e-meyılım cyber-spacede kayboldu" cümlesini sıkça duymaya başlarsınız.

Aşağıdaki komut, /usr ve /home dizinlerini diskete yedekler.

$ tar cvMf /dev/fd0 /usr /home
tar komutununa verilen M parametresi yardımıyla bir disket dolduğu zaman başka bir diskete devam etmenizi sağlar. Dizinleri sıkıştırarak atmak için z seçeneğini vermek yeterli olur. Sıkıştırarak yedekleme disket ya da teypte yer kazandıracaktır, ancak hata olduğunda verilerin kurtarılması daha zor olacaktır. Açmak için

$ tar xf /dev/fd0
komutu yeterlidir. Sıkıştırılarak diskete atılan yedekler için açarken de "z" kullanın. Disketleri sıra ile numaralandırmayı ihmal etmeyin, yoksa bir disketten fazla yer kaplayan arşivleri açamazdınız.

Linuxta gerek SCSI, gerek floppy teyp desteği vardır. Özellikle çok veri yedekleyecekseniz teypler kaçınılmaz olur. Teyplere yedek alırken de yukarıdaki floppy orneklerindeki gibi tar kullanabilirsiniz. tarın yanı sıra sıkça kullanılan yedekleme komutları arasında dump ve restore, cpio ve dd gösterilebilir. Linuxta ilk SCSI teyp sürücüye /dev/st0, ikinciye /dev/st1 ... kullanarak, PClerde sıkça kullanılan ``floppy teyplere de /dev/ftape üzerinden erişebilirsiniz. Piyasada bulacağınız ortalama floppy teyplerin kapasiteleri 120M, 4mm SCSI teyplerin 4G, 8mm SCSI teyplerin ise 7G kadar olacaktır. Teybin kapasitesi kullandığınız sürücünün yeteneğine ve teybinizin uzunluğuna göre değişir. Örnek olarak, bütün sistemin tar kullanarak ilk SCSI teybe yedeklemek için,

# tar cvf /dev/st0 /
Bir TCP/IP ağınız varsa, ve birden fazla Linux ya da UNIX makinası kullanıyorsanız, tek bir teyp sürücü ile bütün makinalarınızın, hatta Windows makinalarınızın bile (Linuxun yardımıyla) yedeğini alabilirsiniz. Bu iş için amanda gibi daha özelleşmiş ve yedekleme işlemini otomatikleştiren bir program kullanabileceğiniz gibi, GNU tardan da yararlanabilirsiniz. Örneğin tar ile, cclub.metu.edu.tr makinasından, linux.org.tr makinasındaki floppy teybe yedek almak için,

cclub:~# tar cvf linux.org.tr:/dev/ftape /home
yukarıdaki komutun çalışması için linux.org.tr makinasının rootunun .rhosts dosyasında cclub makinasının rootuna izin verilmiş olması gerekir. Bu işlem güvenlik için sakıncalı olduğundan, bu iş için özel bir kullanıcı açmak gibi bir yönteme başvurulabilir. Örneğin linux.org.trda yedek adlı bir kullanıcı açtığımızı düşünelim. Bu durumda yukarıdaki komutu,

cclub:~# tar cvf [email protected]:/dev/ftape /home
şeklinde yazabiliriz.

5.4 Sistemin Güncellenmesi
Tekrar Linux yüklenecek olan makina üzerinde halihazırda Linux bulunmasının yararları olduğu gibi bazı sakıncaları vardır. İlk olarak yararlarına değinmek gerekirse, yapılacak aslında sadece işletim sisteminin bulunduğu bölümü değiştirmektir. Takas alanının ayrılması, kullanıcı alanının ayrılması gibi işlemler bu durumda önceden yapılmış oluyorlar. Ancak yeni işletim sisteminin yüklenmesinin bazı zararları da var.

Herşeyden önce çalıştığı bilinen bir işletim sistemi yenisi ile değiştiriliyor. Gerçekten bunu gerektirecek bir sebep olmadıkça bu tür güncellemelerden kaçınılması veya en aza indirilmesi gerekir. Yeni bir sistem, yeni bilinmeyenler ve az da olsa bile çalışmama riski getirecektir.

Eğer sistem üzerinde belirli hizmetler veriliyorsa o hizmetlere ilişkin verilerin bu güncelleme esnasında yok olmamasına dikkat edilmeli. Mesela makina bir web sunucu olarak kullanılıyorsa web dosyalarının bir şekilde yeni sisteme aktarılması gerekecektir .

Benzer bir şekilde makinaya ait tanımların (/etc) ve standart dağıtım dışında yüklenmiş paketlerin önceden yedeklenmesi gerekir. Yoksa herşeye yeniden başlamak gerekebilir.

Güncelleme için iki yöntem akla gelebilir, doğrudan yeni sistemi eskisinin üzerine bindirmek veya eskisini silerek yeniden yüklemek. Slackware sürümü için en sağlıklısı eski sistemi silmektir. Çünkü değişik dağıtımlarda dosya dağılımı farklılıklar göstere bilmektedir. Bunun sonucunda bazı dosyalar birden fazla yerde gözükebilmektedirler. Bir diğer sakınca ise setup yazılımının bazen bu durumda şaşırabilmesi ve hata vermesi. Bazı ticari Linux sürümleri (Red-Hat, Debian, Caldera gibi) eski sürümü silmeye gerek bırakmadan sistemi güncelleme özelliğine sahipler.

Güncellemeniz gerekebilecek dizinler, /var/spool/mail, kullanıcı dizinleri (root dahil), /usr altında gerekli dizinler,/var/adm/ ve /etc olarak sayılabilir. Bazen /etc içinde yer alan dosyaların yeri veya şekli değişmiş olabilir. Onun için en güvenlisi teker teker dosyaları inceleyip kopyalamaktır. Belirli dosyaları yeni sistemi kurduktan sonra hemen kopyalayabilirsiniz :

/etc/group
/etc/printcap
/etc/hosts ...
Daha önce shadow kullanmayan bir sistemden shadow sistemine geçiyorsanız, /etc/passwd ve /etc/shadow dosyalarında gerekli değişiklikleri yapmadan yeni yerine kopyalamayın.

5.5 Çekirdeğin Derlenmesi
Bu bölümde, çekirdeğin konfigürasyonu ve derlenmesi için gerekli bilgiler vardır. Çekirdek derleme uzun ve zahmetli bir işlemdir. Derleme aşamasını en kısa zamanda ve en uygun yoldan gerçekleştirmek gerekir. Derleme işlemi, kullanıcının önüne kafasını karıştıracak kadar çok seçenek sunar.

Nedir bu çekirdek? Genel anlamda çekirdek, yazılımın ve donanımın arasında bekleyerek iletişimi sağlayan bir arabirimdir. Çalışan tüm programların ve süreçlerin hafıza ile olan ilişkilerini düzenler. İşlemcinin gücünün tüm bu programlar arasında adil bir şekilde dağıtımını üzerine alır. Bu işlemleri kullanıcının haberi olmadan her an durmaksızın yapar.

Çekirdek kaynak dosyaları diskte hatırı sayılır bir alan tutar. Örneğin sürüm 2.0.20 yaklaşık 6Mb disk alanı kaplar. Açıldığı zaman ise toplam kapladığı alan 24 Mb olur. Derleme aşamasından sonra bu rakam 30 Mbyi geçer. Her eklenen aygıt sürücü desteği bir miktar daha yer alır.

Kullandığınız sisteme göre çekirdeğin derlenme süresi değişkenlik gösterir. 12 Mb 486DX4/100 makinasında, 5 dosya sistemi desteği, ağ desteği ve ses kartı sürücüsü ile yaklaşık 30 dakika sürer. Aynı konfigürasyonu içeren çekirdeğin derlenmesi ise daha güçsüz bir makina olan 8Mb 386DX/40 altında 1.5 saati bulur. Derlerken gidip çayınızı için, biraz televizyon seyredin. Makinaniz 386 ise bir banyo alıp dışarı çıkın, alışveriş yapın. Çok ümitsiz bir durumdaysanız, yapılacak en iyi şey en yakın bilgisayar satıcısına uğrayarak yeni fiyatları sormak :-)

Çekirdek kaynak kodu , ODTÜ ftp arşivindeki adresinden veya tsx-11.mit.edu adresinin yansısını tutan herhangi bir adresten alınabilir. Bu dizin altındaki Linux sürümlerinin bir tanesini (v1.2, v2.0, v2.1 gibi) seçtikten sonra altındaki dosyayı alabilirsiniz. Dosyanın ismi linux-x.y.z.tar.gz yapısındadır.

Aşağıdaki örnekte ODTÜ ftp arşivinden 2.0.20 sürümünün alınışı gösterilmektedir:

$ ftp ftp.metu.edu.tr
Connected to ephesus.cc.metu.edu.tr.
220-
220-Welcome to METU Ftp Site !
220-
220-All logins and transfers are logged with your hostname.
220-If you do not agree with this policy, please cancel now.
220-
220 ephesus FTP server (Version wu-2.4(5) Wed Jan 10 18:06:56 EET 1996) ready.
Name (ftp.metu.edu.tr:gorkem): ftp
331 Guest login ok, send your complete e-mail address as password.
Password:
230-##########################################################################
230-## Welcome to the Middle East Technical University Ftp Archive ##
230-##########################################################################
230-
230-
230-Hello [email protected] !
230-You are the 19. anonymous user.
230-Maximum number of users allowed is 100.
230-Local Time is Tue Nov 5 12:19:41 1996.
230-
230-Mirrored sites are placed under the directory /pub
230-This archive is maintained by [email protected]
230-You can reach this archive via FSP at port 21.
230-
230-You can reach public directories via "cd dirname"
230-command independent of your current location;
230-e.g. "cd linux" instead of "cd /pub/linux"
230-
230 Guest login ok, access restrictions apply.
ftp> cd /pub/linux/tsx/sources/system/
250-Please read the file README
250- it was last modified on Mon Sep 16 11:36:00 1996 - 50 days ago
250 CWD command successful.
ftp> dir
200 PORT command successful.
150 Opening ASCII mode data connection for /bin/ls.
total 66
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 36981 Sep 16 12:36 CREDITS
drwxr-xr-x 3 ftpload ftp-adm 512 Oct 13 15:59 Historic
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 12056 Sep 16 12:36 README
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 512 Oct 14 11:47 SillySounds
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 512 Oct 13 18:17 testing
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 512 Oct 14 11:47 v1.0
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 2048 Oct 31 21:55 v1.1
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 1024 Jun 25 11:34 v1.2
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 6656 Sep 27 04:24 v1.3
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 1536 Nov 2 00:05 v2.0
drwxr-xr-x 2 ftpload ftp-adm 512 Nov 2 21:33 v2.1
226 Transfer complete.
ftp> cd v2.0
250 CWD command successful.
ftp> bin
200 Type set to I.
ftp> dir linux*
200 PORT command successful.
150 Opening ASCII mode data connection for /bin/ls.
total 141009
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5859566 Jul 3 11:22 linux-2.0.1.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5940281 Jul 27 06:39 linux-2.0.10.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5952403 Aug 5 03:01 linux-2.0.11.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5954278 Aug 9 12:53 linux-2.0.12.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5981780 Aug 16 06:19 linux-2.0.13.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5984960 Aug 20 11:52 linux-2.0.14.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5986368 Aug 25 06:20 linux-2.0.15.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5990228 Aug 31 14:03 linux-2.0.16.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5991606 Sep 2 06:37 linux-2.0.17.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5993351 Sep 5 10:38 linux-2.0.18.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5997342 Sep 11 10:21 linux-2.0.19.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5861789 Jul 5 12:09 linux-2.0.2.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5997693 Sep 13 08:53 linux-2.0.20.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5999162 Sep 20 09:51 linux-2.0.21.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 6009488 Oct 8 13:02 linux-2.0.22.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 6010694 Oct 18 08:20 linux-2.0.23.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5931967 Jul 6 07:53 linux-2.0.3.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5926911 Jul 8 08:48 linux-2.0.4.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5927899 Jul 10 08:23 linux-2.0.5.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5929807 Jul 12 07:22 linux-2.0.6.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5931378 Jul 15 07:38 linux-2.0.7.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5936467 Jul 20 02:52 linux-2.0.8.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5939510 Jul 26 04:09 linux-2.0.9.tar.gz
-rw-r--r-- 1 ftpload ftp-adm 5843677 Jun 9 23:36 linux-2.0.tar.gz
226 Transfer complete.
ftp> get linux-2.0.20.tar.gz
200 PORT command successful.
150 Opening BINARY mode data connection for linux-2.0.20.tar.gz (5997693 bytes).
226 Transfer complete.
5997693 bytes received in 136 secs (43 Kbytes/sec)
ftp> quit
221 Goodbye.
Sisteme root olarak giriş yapın ve /usr/src dizinine geçin. Linuxun kurulması aşamasında çekirdekleri de kurmuş iseniz bu dizinde linux isminde ve eski çekirdeğin kaynak kodlarını kapsayan bir alt dizin göreceksiniz. Genellikle her kullanıcının yaptığı, bu dizinin ismini o an çalışan çekirdeğin sürümüne göre değiştirmektir. Çekirdek sürümünü bulmak için ise uname -r komutunu kullanabilirsiniz.

$ uname -r
2.0.23
Bu komuttan çekirdeğin 2.0.23 sürümü olduğunu anlayabiliriz.

Çekirdek kodunu içeren paketi açmadan önce /usr/src dizinine kopyalayın, ve açmadan önce bu dizinde linux isimli bir dizinin olmadığına emin olun. Şimdi /usr/src içinde iken sıkıştırılmış çekirdek kodunu tar komutu yardımıyla açın.

# tar -zxf linux-x.y.z.tar.gz
Komutun işletimi bitince linux dizini oluşur. İlk defa derleme işlemi yapacaksanız aşağıdaki komutları sırasıyla yazın.

# cd /usr/include
# rm -rf asm linux scsi
# ln -s /usr/src/linux/include/asm-i386 asm
# ln -s /usr/src/linux/include/linux linux
# ln -s /usr/src/linux/include/scsi scsi
# cd /usr/src/linux
# make mrproper
Çekirdeğin Kurulması
LILO, bilgisayarın açılışı anında çekirdek ile ilgili düzenlemeleri okur, buna göre hangi çekirdekten açması gerektiğini anlar. Konfigürasyon dosyası biraz karmaşık olmasına rağmen kullanım aşamasında büyük yararlar sağlar. /etc/lilo.conf dosyasının içinde gerekli olan kurulum bilgileri vardır. Bu dosyanın bir bölüm aşağıda görülüyor.

image = /vmlinuz
label = linux
root = /dev/hda1

other = /dev/hda1
label = dos
table = /dev/hda
image = ibaresi kurulu olan çekirdeğe işaret eder. Çoğu kullanıcı bu kısma vmlinuz yazar. label = bölümünde hangi işletim sistemi veya çekirdek sürümünun açılışta kullanılacağı yazılır. Hemen altındaki root bölümünde ise label = kısmında seçilen işletim sisteminin hiyerarşik sırada en üst dizin yapısı yazılır. Eski çekirdeğin bir yedeğini alın ve yeni derlediğiniz çekirdeği image = satırında belirtilen yere kopyalayın.

# cp zImage /vmlinuz
Şimdi LILO programını çalıştırın. Komut satırında lilo yazmak yeterlidir. `* karakteri, çalıştırılacak ilk çekirdeği veya sistemi gösterir.

# lilo
Added linux *
Added dos
LILO ve konfigürasyonu hakkında , daha fazla bilgi LILO-NASIL çevirisinden alınabilir.

Yeni bir çekirdeği derledikten sonra LILO üzerinden ekleme yapmak ve açılış anında kullanmak için /etc/lilo.conf dosyasındaki

image = /vmlinuz
label = Linux
root = /dev/hda1
satırlarının kopyasını çıkarın, image , label ve root yerine sırasıyla yeni derlenen çekirdeğin sabit disk üzerindeki yerini, ismini ve Linux işletim sisteminizin kök dizinini yazın. Bunlara ek olarak, açılış anında bekleme sağlamak ve seçim yapabilmek için konfigürasyon dosyasının başına delay = xxx ekleyebilirsiniz. xxx sayısı, gecikme zamanı saniyenin onda biri olarak verilir. Bu sayede açılış anında , örneğin shift tuşuna basılarak istenen çekirdeğin ismi (label = satırında yazılan isim) seçilir ve çalıştırılır.

Çekirdeğin Yamanması (patch)
Çekirdeğin her yeni sürümüyle birlikte bir önceki sürümünun yaması da gelir. Yamayı uygulamak, tüm çekirdeğin tekrar derlenmesinden daha kolaydır. Örnek olarak, elinizde 2.0.10 çekirdeği var ve ftp adresinde 2.0.11 sürümü bekliyor. Halihazırdaki çekirdeği 2.0.11 sürümüne yükseltelim:

Yamayı önce /usr/src dizinine kopyalayın. Bu dizin altında iken

# zcat patch-2.0.11.gz | patch -p0
veya eğer sıkıştırılmış değilse

# patch -p0 < patch-2.0.11
yazın. Bu komutun ardından satırlar ekrandan kaymaya başlayacak ve yama işlemi tamamlanacaktır. Satırlar bazen o kadar hızlı kayar ki neler yazdığını bile göremeyebilirsiniz. Yamanın başarılı bir şekilde tamamlandığından emin olmak amacıyla, /usr/src/linux dizini altında .rej uzantılı dosyalara bakın.

# find . -name *.rej -print
Komut, .rej uzantılı dosyalar bulursa yama işlemi tamamlanamamış demektir. Eğer yama işlemi tamamlanırsa, sırasıyla

# make clean
# make config
# make dep
komutlarını yazın. Bu komutlarla ilgili detaylı bilgi önceki konuda anlatılmıştır.

patch komutunun alabildiği bazı seçenekler vardır. patch -s komutu oluşabilecek tüm hata mesajlarını ekrana yazar. Diğer yama seçenekleri man patch yazarak görülebilir.

Birkaç yamanın ardından, .orig uzantılı dosyalar etrafta dolaşmaya başlar. Bu dosyalar gereksizdir, büyük yer kapladıkları için silinmeleri gerekir. Aşağıdaki komut yardımıyla /usr/src/linux dizini altında .orig uzantılı dosyaları silebilirsiniz.

# find /usr/src/linux -name *.orig -exec rm -f {} ;

5.6 Modüller (Yüklenebilir Çekirdek Parçaları)
Linux işletim sistemi çekirdeğinin boyu genellikle 400-600Kb arasındadır. Hantal çekirdeklerde bu sayı 800Kblara kadar çıkabilir. Çekirdeğin boyunun büyümesi, sistemin performansını olumsuz yönde etkiler. Özellikle bilgisiz kullanıcıların gerekli gereksiz tüm desteği çekirdeğe yüklemesi sıkça görülür. Bunun önüne geçmek de deneyim ister.

Linuxa özgü özelliklerden birisi modüllerdir (yüklenebilir çekirdek parçaları). Modüller sayesinde nadiren gerekli duyulan bir çekirdek parçası sadece gerektiği zaman çekirdeğe eklenir. Örneğin Java programlarını her zaman çalıştırmak istemiyorsanız, bu desteği modül olarak derleyip bir kenara koyarsınız. Ne zaman bir Java programı çalıştırılacaksa bu modül hafızaya yüklenecektir.

Bir modül, çekirdeğin derleme aşamasında `M parametresiyle tanımlanır. Her desteğin modülü henüz geliştirilmemiş olmasına rağmen bu sayı gün geçtikçe artmaktadır. İlginizi çekebilecek modüller arasında disket desteği, yazıcı desteği, minix dosya sistemi desteği veya SCSI aygıt sürücü desteği sayılabilir.

Bir modülü derledikten sonra modüle ait dosya /lib/modules dizini altında yeralır. Burada istenilen bir modül

# insmod modul-ismi
komutuyla çekirdeğe eklenir. Modülü hafızadan çıkarmak için

# rmmod modul-ismi
yazın. Hafızadaki modüllerin bir listesini görebilmek için de lsmod komutu kullanılabilir.

kerneld komutu, arkaplanda çalışarak gerekli olan modülleri anında yükler. Bu sayede çekirdeğe eklemek için insmod komutuna gerek kalmaz. Ayrıca belirli bir süre içinde kullanılmayan modülleri de çekirdekten atar.

5.7 Yeni Yazılımların Yüklenmesi
Linux işletim sistemi, benzerlerine nazaran çok büyük bir hızla genişliyor. Her an yeni bir program, yeni bir yazılım piyasaya çıkıyor ve bunları takip etmek de gittikçe zorlaşıyor. Bir ftp adresini kontrol ettikten iki gün sonra tekrar bakıyorsunuz ki üç-beş yeni yazılım gelivermiş.

Tabi ki her an her programı makinanıza indirip açmak zorunda değilsiniz. Buna ne zamanınız, ne de sabit diskiniz yeter (Linuxun sunsite arşivi 20GBtan fazla yer kaplıyor!). Öyleyse tespih çeker gibi program indirmek veya varolan yazılımları güncellemek komik olur. Sadece gereken zamanda gereken dosyaları makinanıza kurmalı veya güncellemelisiniz.

Bu işlem çekirdek için de geçerlidir. Bazı çekirdek fanatikleri çekirdeği çıktığı anda makinalarına indirir ve derlerler. Linuxa çok önemli bir fonksiyon kazandırmayacaksa her an çekirdek derlemek hem zaman kaybı olur, hem de derleme esnasında sistemi yavaşlatarak diğer kullanıcıları kızdırır.

Kurmak istediğiniz ve ftp adresinden bulup getirilen dosya çok büyük ihtimalle tar ve gzip ile arşivlenip sıkıştırılmıştır. Bu dosyanın sonu genellikle tar.gz, tgz veya tar.Z ile biter. Dosya kaynak koduyla veya çalıştırılabilir program olarak dağıtılıyor olabilir . Her iki durumda da yapılacak işlemler birbirine benzer.

Öncelikle yazılımın açıldığı zaman hangi dizine kendini yerleştireceğine bakmak gerekir. Bunu tar komutunun -t seçeneği ile kontrol edin. compress ve gzip ile sıkıştırılmış dosyalar için,

# tar -ztvf dosya.tar.gz
komutu kullanılabilir. Çok nadir durumlarda dosya, kendine ait bir dizin yaratmaz, onlarca programı ve konfigürasyon dosyasını bulunduğunuz dizine yazar. Karmaşıklık yaratan bu durumdan ancak arşivi ayrı bir dizin altında açmakla kurtulabilirsiniz.

Linuxçular yeni bir yazılımı denemek istediklerinde arşivi genellikle /usr/src veya /usr/local/src dizini altına kopyalarlar ve burada açarak biraz sonra anlatılacak konfigürasyon işlemini uygularlar. Derleme gerektirmeyen bazı programların ise doğrudan kök dizinde açılmaları gerekebilir. Bu programlar açıldıkları anda çalışmaya hazırdırlar.

/usr/src veya /usr/local/src dizini altına dosyayı açtıktan sonra bol miktarda dosya ve dizinle karşılaşabilirsiniz. Buna en iyi örnek Linux çekirdeğidir. Burada yeralan bazı anahtar dosyalar yazılımın kurulması için hayati önem arzeder.

Öncelikle README, README.linux ve varsa INSTALL dosyalarının gözden geçirilmesi gerekir. Bunlar sırayla bir kullanıcı olarak dosyaları nasıl kuracağınızı ayrıntılarıyla söyler. Kurma aşamasında dikkat edilecek dosyalardan ilki Makefile veya makefile dosyasıdır. Bu dosyanın içinde (nadiren) küçük birkaç değişiklik yapmak gerekebilir. Diğer kontol edilmesi gereken dosya ise varsa config.h dosyasıdır. Bunu da sistem gereksinimize göre değiştirmelisiniz. Bazen başta derleyici olmak üzere sistemdeki yazılımı baştan aşağı kontrol eden programlar olabilir (configure gibi). Bunların da komut satırından çalıştırılmaları gerekir. Varsa Makefile dosyasına göre yazılımı kurmak için make komutunu kullanın. make komutu kuruluma make all, make install gibi bazı parametreler alabilir. make all, halihazırda yeralan tüm yazılımları kurarken make install, bu yazılımı konfigürasyon dosyalarının gösterdiği dizinlere yerleştirirler.

Çoğu büyük paketler, man dosyalarıyla birlikte gelirler. Bunları da diğer man dosyalarının yanına (/usr/man) koymak için ayrı bir make install.man türü komut kullanmak gerekebilir.

Her durumda, mutlaka README dosyasını okuyun. Biraz sıkıcı gelse de sizi zaman kaybından kurtaracaktır.

Slackware dağıtımını kullanıyorsanız, yüklenmiş yazılımları silmek için 2 yolunuz var. Birincisi, root olarak sisteme girip, istemediğiniz programları tek tek komut satırından silebilirsiniz. Ama bu size önerebileceğimiz bir yol değil ve çok fazla sakıncası var. Örneğin, programı silip, ona olan bağlantıları unutabilirsiniz. Ya da tam tersi olabilir. İkinci yol ve en geçerlisi, Slackware dağıtımı ile gelen pkgtool programı kullanmanız. pkgtool seçenekleri arasındaki remove package işinize yarayacaktır.


5.8 Sistem Açılış Dosyaları
Linux makinası açılırken onlarca dosyayı okur. Birkaç dakika içinde çekirdeği hafızaya yükler, belirli dizinlerin altındaki programları arkaplanda çalıştırır. Sistem uyanırken hatırı sayılır nicelikte konfigürasyon dosyası elden geçer. Açık bir işletim sistemini diğerlerinden ayıran bir özellik de kullanıcının büyük bir kolaylıkla bu konfigürasyon dosyalarını değiştirebilmesidir. Sistem açılış dosyalarında , özellikle ağ temelli dosyalarda değişiklik yapabilmek için TCP/IP konusunda basit temelleri anlayabilmiş olmanız gerekir.

Açılış dosyalarında, tek bir kullanıcı için veya sistemde hesabı olan herkese yönelik olarak değişiklik yapmak mümkündür. Pek çok kullanıcı bu açılış dosyalarıyla oynayarak Linuxu daha yakından öğrenme imkanına sahip olur.

İnternet servisi veren bir makina bu servisini daemonlar aracılığıyla yapar. Bir daemon, her makina tarafından bilinen bir port numarasını açar ve dinlemeye koyulur. Eğer sorumlu olduğu port adresine istek gelirse bu isteğe cevap vererek servise başlar.

Bash kabuğunun anlatıldığı konu içinde sisteme girerken okunan dosyaları anlatmıştım. Sistemde yeralan önemli dizinler de dosya sistemi yapısı konusunda detaylı olarak belirtilmişti. Bu bölümde daemonlardan kısaca bahsedip açılış anında çalıştırılan programlara ve bunların konfigürasyon dosyalarına kısa bir giriş yapılacaktır.

5.9 Linux Dosya Sistemi Yapısı
Bu bölümde Linuxun kullandığı dosya sistemi hakkında bilgi verilecektir. Dosya sistemini oluşturan dizinler, kapsadıkları dosyalar ve bunların Linux işletim sistemindeki görevleri de kısaca belirtilecektir.

Bir işletim sisteminin dosya sisteminin performansı, hızı ve buna benzer çeşitli özellikleri sistemin verimli ve kararlı çalışması üzerinde doğrudan etkisi vardır. Linux dizin yapısının geliştirilmesinde FSSTND (file system standard) grubunun çalışmalarının payı çok büyük oldu. Programcılardan oluşan grup, standartların belirlenmesinde ve uygulama aşamasında Linux ile ilgilenenlere yardım etti. 1993 yılında Olaf Kirsh, Linux haber grubuna yazdığı bir e-postasında Linux dosya sistemi üzerindeki çalışmaların tamamlandığını haber verdi.

Linux dizin yapısında bazı dizinlerin işlevi birbiriyle aynıdır. Bu durum, özellikle birbirini takip eden iki Linux sürümünde belirginleşir. Örnek olarak bir dağıtımda /usr/bin dizini altında yeralan dosya, diğer sürümde /bin altına yerleştirilebiyor.

Dosya sistemleri ve dizinler paylaşımlı olarak da kullanılabilir. Birden fazla kişisel bilgisayarın bağlandığı ağda, disk alanından yer kazanmak için bir makina sunucu (ana makina) olarak tayin edilir. Ağ üzerindeki diğer makinalar da sunucu üzerindeki diski paylaşır. Buna örnek olarak kullanıcı ev dizinlerinin yeraldığı /home, çalıştırılabilir dosyaların bulunduğu /usr, e-posta ve haber grubu bilgilerinin bulunduğu /var/spool/mail ve /var/spool/news dizinleri verilebilir.

Kök dizini, kendisine bağlı diğer tüm dizinleri de içerdiğinden, Linux dosya sisteminde önemli bir yere sahiptir. Linux açılırken önce kök dizini /etc/fstab dosyasına uygun şekilde bağlanır. Diğer dosya sistemlerinin onarımı ve kontrolü için gerekli olan fsck programları, bu dizinde bulunmalıdır. Benzer şekilde yedekleme için gerekli olan tar, zip, compress gibi arşiv programlarına da kök dizin altından erişilebilmeli, açılış esnasında hafızaya yüklenen çekirdek de kök dizininde yeralmalıdır.

Bir programı yerine koymadan önce bazı "dengelerin" gözönünde tutulmasında yarar vardır. Programlanan her yazılımı kök dizinine koyarsanız, bir süre sonra bu dosya sisteminin şiştiğini görürsünüz. Kök dizinini başlangıçta küçük (20-30Mb kadar) tutmak, geliştirilen programları daha önceden belirlenen başka bir dosya sistemi altına koymak akıllıca olur. Bu yol, ağ üzerinden genellikle paylaşımı mümkün olmayan kök dizininin her makinadaki sabit diskte mümkün olan en az yer işgal etmesini sağlar.

Sistemdeki önemli dizinlere göz atarsak,

/bin : Sistemin açılışı ve kontrolü için gerekli komutlar. Hem kullanıcıların, hem de sistem görevlisinin kullanabileceği dosyalar (kök dizinde ise fazla şişmemesi koşuluyla) buraya atılabilir. Sadece root kullanıcının ihtiyaç duyacağı init, getty, updatedb gibi programlar /sbin veya /usr/sbinde durabilir. Bu dizinde bulunan dosyalara örnek olarak cat, chgrp, chown, date, dd, df, ln, mkdir, mount, ps, rm, sh, su, sync ve umount verilebilir.

/dev : G/Ç dosyaları. Linux çekirdeğinde desteklenen her aygıta ait dosya /dev dizini altında bulunur. Kurulum anında bu dosyalar yerine yerleştirilir, bu dosyaların silinmesi durumunda /dev/MAKEDEV ile tekrar yaratılabilirler.

/etc : Sistem konfigürasyon dosyaları. Bu dizinde çalıştırılabilir dosyalar bulunmamalıdır.

· · · skel : Buradaki dosyalar, kullanıcı hesabı açıldığında kullanıcının ev dizinine kopyalanır.

· · · rc.d : Bu dizinin içinde, init sürecinin başvurduğu konfigürasyon dosyaları vardır. Bunlara "rc dosysları" da denir.

· · · passwd : Kullanıcı veritabanı

· · · fstab : Linuxun açılışı esnasında bindirilecek dosya sistemleri burada listelenir.

· · · group : passwde benzer şekilde kullanıcıların gruplarını tutar.

· · · inittab : init daemon için konfigürasyon dosyası

· · · motd : Kullanıcı sisteme girdikten sonra ekranına basılması istenen mesaj burada tutulur.

· · · profile : Kullanıcı sisteme girdiği zaman çalıştırılan dosya (csh ve sh türevi kabuklar için)

· · · shells : Sistemde kullanılabilecek kabuk isimleri burada tutulur.

· · · login.access : login komutu için konfigürasyon dosyası. Sisteme girişi kullanıcı bazında sınırlamak için kullanılir.

/home : Kullanıcılara ayrılmış dizin. Başka şekilde ayarlanmamış ise, açılan her hesaba ait kullanıcı, burayı kullanır. Büyük sistemlerde, bu kısım alt parçalara ayrılabilir (/home/ftpadm /home/ogrenci gibi)

/lib : Kütüphane dosyaları.

/mnt : Geçici mount edilen dosya sistemleri. Sadece bu iş için kullanıldığından sistem görevlisine zaman kazandırır.

/proc : Süreç kontrollerini ve diğer sistem bilgilerini tutan dosya sistemi. Bu dosya sistemi aslında disk üzerinde yer kaplamaz, tüm dosyalar çekirdeğin bir uzantısı sayılabilir.

· · · cpuinfo : işlemci modeli, tipi ve performansını bildirir.

· · · devices : Halihazırda çalışan çekirdek içinde desteği bulunan aygıt sürücülerini listeler.

· · · dma : Hangi dma kanallarının kullanıldığını belirtir.

· · · filesystems : Halihazırda çalışan çekirdek içinde desteği bulunan dosya sistemlerini listeler.

· · · interrupts : Hangi kesintilerin kullanımda olduğunu söyler.

· · · iports : Halen hangi giriş/çıkış iskelelerinin kullanıldığını belirtir.

· · · kcore : Sistem hafızasının görüntüsü

/root : Sistem görevlisinin ev dizini. Mümkünse bu dizini sistemdeki diğer kullanıcıların görmeyeceği şekilde ayarlayın.

/sbin : Hayati sistem komutları. Bir zamanlar bu dosyalar /etc dizini altında yeralıyorlardı. Sadece sistem görevlisinin ihtiyacı olan komutlar, /sbin veya /usr/sbin içinde bulunur.

/tmp : Geçici dosyaların koyulduğu dizin. Belirli zaman aralıklarında temizlenmelidir.

/usr : Diğer önemli sistem dosyalarını tutar. Bu bölüm genelde en kalabalık dizindir, zira yeni kurulan tüm programlar buraya konulur.

· · · X11R6: X Window sistemi bilgileri tutulur.

· · · doc: Belge ve dökümanlar, genellikle HOWTO ve FAQ dosyaları.

· · · lib: Bazı kütüphaneler

· · · man: Man dosyaları

· · · src: Bazı kaynak dosyaları ve linux çekirdeğini oluşturan kodları (/usr/src/linux) içeren dizin.

· · · sbin : Kök dosya sisteminde yeralması gerekmeyen çalıştırılabilir sistem görevlisi dosyaları

· · · /var : Sürekli değişen sistem bilgileri burada tutulur. İstisnalar dışında diğer makinalarla paylaştırılmaz.

· · · adm: Sistem yönetimini ilgilendiren kayıtlar

· · · preserve : Sistemin göçmesinden sonra zarar görmesi mümkün dosyaların kaydedildiği yer.

· · · spool : Sonra işlenecek olan veriler buraya atılır (e-posta gibi)

Eğer sistem yöneticisi iseniz düzenli olarak dosya ve dizin yapısını kontrol etmelisiniz. Örneğinn /tmp dizini normal kullanıcıların kullanımına açık olduğu için çok kısa bir sürede dolabilir. Burayı periyodik olarak silmek için find komutu işe yarayabilir :

# find /tmp -atime +7 -exec rm -rf {} ;
Yukarıdaki komut, tmp dizini altında yeralan tüm dosyaları kontrol edecek ve 7 günden daha eski dosyaları silecektir. Benzer şekilde, kullanıcıların dosyalarının yer aldığı /home dizini de çok kısa bir sürede dolmaya mahkumdur. Sistemde ne kadar büyük sabit disk olursa olsun bir gün gelecek burası dolacaktır. Periyodik olarak buraya da göz gezdirmek gerekir. Aşağıda yeralan kısa program, /home dizininde yeralan kullanıcı dizinlerideki disk kullanımını büyükten küçüğe doğru disk isimli dosyaya yollayacaktır. Bu dosyanın incelenmesiyle hangi kullanıcıları "cezalandıracağınızı" görebilirsiniz :)

# du -skx /home/* | sort -rn > disk
du (disk usage), sistem kullanıcılarının sıkça başvurduğu bir komuttur. Kullanılabilecek parametreler için du(1) man sayfasına bakın.

UNIX, (ve dolayısıyla Linux) iki tip aygıt tanır. Bunlardan ilki karakter aygıtları, başka bir deyişle veri alışverişini bayt bazında yapan cihazlar, diğeri de blok aygıtları, yani veri alışverişini blok cinsinden yapan cihazlardır. Karakter aygıtlarına örnek olarak seri bağlanan cihazlar ve teypler, disk aygıtlarına örnek olarak da diskler verilebilir. Bu cihazlardan bir bilgi yazılıp okunduğunda dosya sistemi altında bunları tanımlayan dosyalar (/dev/*) kullanılmış olur. Örnek olarak bir yazıcıya bilgi göndermek için,

$ cat dosya > /dev/lp1
komutunu kullanabilirsiniz. Dosya, yazıcının anlayabileceği bir yapıda olmalıdır (örneğin düz metin).

Her aygıt, bir dosya olarak dosya sisteminde kendine yer bulduğuna göre hangi aygıt dosyalarının bulunduğunu görmek mümkün olabilir.

$ ls -l /dev/cua0
crw-rw-rw- 1 root uucp 5, 64 Nov 30 1993 /dev/cua0
İlk kolondaki ilk karakter (c), bu dosyanın bir karakter aygıtına ait olduğunu belirtiyor. Normal dosyalar için buradaki karakter - olmalıydı. Benzer şekilde blok aygıtlar için ise b kullanılr.

Aygıt sürücü desteği çekirdekte olmasa bile /dev dizini altında genellikle tüm aygıt dosyaları bulunur. Bu demektir ki /dev/sda dosyasına sahip olduğunuz halde bir SCSI sabit diski sistemde takılı olmayabilir. Tüm aygıt sürücülerinin bulunması, programların kurulumunu ve yeni donanımın eklenmesini kolaylaştırır.

6. Bash Kabuğu
UNIX için geliştirilen en önemli ve en çok kullanılan kabukların başında tcsh, bash (Bourne Again Shell) ve ksh (Korn Shell) gelir. Bash, Bourne Shellin biraz daha geliştirilmiş sürümüdür. Tcsh ise C-shell üzerine eklenen yeniliklerle genişletilmiştir. Unix altında, bash kabuğu diğer benzerlerine nazaran daha fazla özelliğe ve işleve sahiptir. Linux işletim sistemi için de derlenen bash ise hem tcsh, hem de kshdan özellikler taşır.

Bir Slackware dağıtımında tüm bu kabuklar kullanıcının hizmetine sunulmuş olup bash kabuğu sistem ilk açıldığında tanımlıdır. Kullanıcı sisteme girdiği zaman bu kabuk aktif olur, bundan sonra kullanıcı herhangi bir kabuk altında çalışmalarına devam edebilir. Bunun için sadece ismini komut satırında yazması yeterlidir.

6.1 Bash Özellikleri
Bashin kullanıcıya zaman kazandıran en önemli özelliklerinden birisi de dosya isimlerini tamamlamasıdır. Komut satırında tamamlanmamış bir komut veya dosya ismi yazdıktan sonra TAB tuşuna basılırsa satır tamamlanacaktır. Eğer komut satırındaki karakter kümesiyle başlayan birden fazla komut varsa bir sinyal sesi duyulacak ve sizden yeteri kadar karakteri yazmanızı bekleyecektir.

$ ls
postgres mandel.doc lilo-howto
$ vi post <TAB>
$ vi postgres
Komut satırındaki karakterler dosyayı veya komutu tanıtmaya yetmiyorsa, <TAB> tuşunun iki kez ard arda basılmasıyla ekrana mümkün olan tüm dosya isimleri getirilebilir.

$ ta <TAB> <TAB>
tac tail talk tar
$ talk
Bash, komut satırında iken satırın kolayca değiştirilebilmesini sağlar. Böylece komut çalıştırılmadan önce birkaç tuş darbesiyle üzerinde değişiklik yapılabilir. Klavye üzerindeki alt ve üst yön tuşları, daha önce yazdığınız komutları görmenizi ve arasında seçim yapmanızı sağlar. Sağ ve sol yön tuşları ile seçtiğiniz komutun üzerinde değişiklikleri uygulabilirsiniz.

6.2 Takma Adlar (alias)
Alias komutu ile bir komut veya komut kümesinin yerine bir isim tahsis edilebilir. İşleyişi bir makroya benzeyen bu komut yardımıyla uzun komutlar, daha kısa komutlarla tanımlanabilir. Bir alias komutu , anahtar kelimeyle başlar, ardından bir eşittir (=) işareti ve yerine kullanılacağı komut yazılır. Arada boşluk bırakılmaz.

$ alias dir=ls -al
$ dir
total 668
-rw-r--r-- 1 gorkem users 1016 Dec 7 13:51 .profile
-rw-r--r-- 1 gorkem users 277 Nov 26 13:02 .signature
drwxr-xr-x 4 gorkem users 1024 Dec 3 18:24 .tin/
drwxr-xr-x 2 gorkem users 1024 Nov 12 10:58 .wine/
-rw-r--r-- 1 gorkem users 231 Nov 23 17:40 .xinitrc
drwxr-xr-x 2 gorkem users 1024 Oct 3 16:17 Mail/
-rw-r--r-- 1 gorkem users 26721 Dec 3 14:55 NIS-HOWTO
drwxr-xr-x 2 gorkem users 1024 Nov 17 14:09 News/
Daha karmaşık alias lar da tanımlanabilir:

$ alias yedek="cd /var/log; tar -zcvf yedek.tgz cron debug lastlog; cd -"
6.3 Özel Kabuk Tanımları
Bazı özellikleriyle bash, benzeri kabuklar arasından kolayca sıyrılır. Bunlardan birisi de tanımlardır. Tanımlamalar set komutu yardımıyla yapılır, tüm tanımlar küçük harflerle yazılırlar, bu özellikleri yardımıyla değişkenlerden ayrılırlar.

$ set -o tanim # tanimi isletir
$ set +o tanim # tanimi kaldirir
Aşağıda en çok kullanılan iki tanım yeralmaktadır:

noclobber : Bu tanımın seçilir kılınmasından sonra bir komutun çıktısı bir dosyaya gönderildiğinde, dosyanın eski içeriği aynı kalır. Bu tanım sayesinde kazara bir dosyanın üzerine başka bilgilerin yazılması önlenebilir.

$ ls -al dosya
-rw-r--r-- 1 gorkem users 1409 Nov 29 13:58 dosya
$ set -o noclobber
$ ls > dosya
bash: dosya: Cannot clobber existing file
ignoreeof : ignoreeof, kabuktan control-d tuş takımı ile çıkılmasını engeller. Yanlışlıkla basılan control-d ile sistemden anından çıkmak mümkün olduğu için kullanışlı bir tanımdır.

$ set -o ignoreeof
$ (control-d ye basin)
Use "logout" to leave the shell.
$ set +o ignoreeof
$ (control-d ye basin, sistemden hemen cikar)
$ ignoreeof=4
Yukarıdaki son örnekte 4 kere control-d tuşuna basılırsa kabuktan çıkılır.

6.4 Özel Kabuk Değişkenleri
Sisteme girdiğiniz zaman Linux size bir kabuk tahsis eder ve kabuk üzerinde değişkenler tanımlayabilmenize izin verir. Kabuk içinde bir kabuk programı (script) çalıştırılınca sistem tarafından bir alt kabuk daha yaratılır. Bu andan itibaren iki kabuk çalışır, birisi sisteme girdiğiniz anda tahsis edilen, diğeri de programın çalıştırılabilmesi için sistem tarafından çağırılan. Program bittiği anda alt kabuğun işlevi sona erer ve sistem tarafından öldürülür.

Bir kabuk altında tanımlanan değişken o kabuğa özgüdür. Bir kabuk altında erişilebilen değişkene diğer bir kabuk erişemez. Fakat bash kabuğu altında bir çevre değişkeni yaratılırsa, sistem tarafından her alt kabuğa bu çevre değişkeni kopyalanır. Böylece bir değişken yaratılır, ama her alt kabuk tarafından kullanılabilir. bash kabuğunda yaratılan çevre değişkenlerinin normal değişkenlerden tek farkı, bu değişkenin diğer alt kabuklar tarafından tanınmasıdır.

Bir çevre değişkeni belirtmek için export komutu kullanılır. Aşağıdaki örnekte dosyam isimli çevre değişkeni tanımlanıyor.

$ export dosyam="internet.97.txt"
$ echo $dosyam
internet.97.txt
Bu esnadan sonra tüm kabuklar altında bu değişken tanımlı olacaktır.

env komutu yardımıyla sistemde öntanımı yapılan veya sonradan tanımlanan tüm değişkenler ekrana listelenir.

$ env
HOME=/home/gorkem
SHELL=/bin/bash
LS_OPTIONS=--8bit --color=tty -F -b -T 0
PS1=h:w$
PS2=>
LOGNAME=gorkem
OSTYPE=Linux
Sisteme girdiğiniz anda tanımlanan bazı komutlar ve açıklamaları aşağıda verilmiştir:

HISTFILE : Tüm yazdığınız komutlar .bash_history adlı bir dosya içinde tutulur. Her kullanıcının kendi ev dizinleri içinde kullanıcıya özgü bu dosyadan vardır. $HISTFILE değişkeni ile dosyanın ismi değiştirilebilir.

$ echo $HISTFILE
/home/gorkem/.bash_history
$ HISTFILE="komutlar"
$ echo $HISTFILE
komutlar
PATH : PATH değişkeninde bir komut yazıldığı anda sistem tarafından aranacak olan patika listesi görüntülenir. Örnek olarak who komutu /usr/bin/ dizini altındadır ve bu bilgi PATH değişkeninde saklı tutulur. Kullanıcının yaptığı programları çalıştırabilmesi için PATH değişkeninde bulunduğu dizini de tanımlaması gerekir.

PATH değişkeninde her dizin iki nokta üstüste işareti ile birbirinden ayrılır. Örnek olarak /usr/local/bin:/usr/bin dizisi sırasıyla /usr/local/bin ve /usr/bin patikalarına karşılık gelir.

Kullanıcı PATH değişkenine yeni girdiler ekleyebilir. Aşağıdaki örnekte bunun nasıl uygulandığı görülüyor. Kullanıcı kısaca PATH değişkeninin sonuna kendisinin istediği patikayı veya patikaları ekler.

$ echo $PATH # PATH degiskenini ekrana bas
$ export PATH=$PATH:/usr/net # buna /usr/net patikasini ekle
SHELL : O an kullanılan kabuğun patika ismini verir. Kabuk programları genellikle /bin dizini altında tutulurlar. Her kabuğun patika ismi sistemdeki /etc/shells dosyasında bulunmalıdır.

$ echo $SHELL
/bin/bash
HOME : Kullanıcının ev dizinini gösteren patikayı ekrana basar. Her kullanıcının ev dizini, sistemde hesap açılırken sistem görevlisi tarafından belirlenir. Linux Slackware dağıtımı altında bu dizin öntanımlı olarak /home dur. Aşağıdaki örnek kullanıcının ev dizinine ait patikayı ekrana basıyor.

$ echo $HOME
/home/gorkem
LOGNAME : Sistemdeki kullanıcı hesabınının ismini tutar. Her kullanıcı için farklı bir değerde olur.

$ echo $LOGNAME
gorkem
TERM : Kullanıcının halen üzerinde çalıştığı terminal tipini görüntüler. vi ve pico gibi editörler çalıştırıldıkları anda TERM çevresel değişkenine bakarlar. Bu sayede ekran ile ilgili bilgileri önceden düzenleyebilirler. Aşağıdaki komut önce halihazırdaki TERM değişkenini görüntülüyor, ardından değişkene başka bir değer atıyor.

$ echo $TERM
linux
$ export TERM=vt100
$ echo $TERM
vt100
PS1 ve PS2 : Ekranda komut satırının başına gelecek olan karakterleri belirlerler. Komut isteminin en başındaki yazı bu iki değişken yardımıyla değiştirilebilir. PS1, birinci satırın karakterlerini tutarken satıra sığmayan komutlar bir satır aşağı geçeceklerinden ikinci satırın karakterlerini de PS2 belirler. Aşağıdaki satır, bu iki değişkenin öntanımlı olan "$" işaretini bir kelimeyle değiştiriyorlar.

$ export PS1=->
-> export PS2=>
->
Önceden tanımlanan kodlar yardımıyla komut satırı değiştirilebilir. Her kodun başında karakteri vardır. Bu kodların herbiri örneğin o anki saati, makinanın ismini veya bulunduğunuz dizini ekrana yazabilirler. Örneğin h ve w kodları sırasıyla çalışılan makinanın ismini ve çalışma dizinini gösterirler. Bu örnekte PS1 değişkeni bu iki kod yardımıyla değiştiriliyor.

$ export PS1=h:w$
linux:~$ # yeni komut satiri goruntusu
linux:~$ cd /tmp
linux:/tmp$ # calisma dizinini de gosteriyor
Aşağıda, sıkça kullanılan kodların bir listesi görülüyor.

, saat
d , tarih
s , kabuk ismi
w , çalışma dizini
u , kullanıcı ismi
h , makina ismi
6.5 Döngüler
Diğer hemen tüm programlama dillerinin en büyük gücü olan döngü işlemlerine kabuk altında da izin veriliyor. Burada programcı tarafından en çok kullanılan 2 döngü tipi anlatılacaktır: while ve for. while komutu her döngüde bir denetleme mekanizmasını harekete geçirirken for döngüsü daha değişik bir mantıkla çalışır.

while-do Döngüsü
Döngü bloğu while anahtar kelimesiyle başlar, ardından gelen koşul sağlandığı sürece döngü işletilir. Önce koşulun sağlanıp sağlanmadığına bakılır. Döngüden çıkabilmek için mutlaka döngü içindeki koşul ifadesinin değerini yanlış yapacak bir durum oluşmalıdır, aksi halde sonsuz döngü oluşur.

while kosul ifadesi
do
komutlar
done
if komutuyla birlikte kullanılan test komutu, while döngüsünde koşul ifadesi olarak da yer alabilir. Aşağıda 1den 100e kadar sayan ve ekrana basan bir döngü görülüyor.

#!/bin/bash
deger=0
while [ $deger -lt 100 ]
do
deger=$((deger+1))
echo $deger
done
Yukarıda kullanılan (( ve )) karakterleri arasına matematiksel bir işlem getirilebilir. Bu özellik bash kabuğuna özgüdür.

for-do döngüsü
Bir liste dahilindeki tüm değerlere sırayla erişimi sağlar. for komutundan sonra yeralan liste sırayla kullanılır ve herbirisi için döngü çalıştırılır. Listenin sonuna gelindiğinde ise döngüden çıkılır.

for degisken1 in deger1 deger2 ... degerX
do
komutlar
done
Aşağıdaki örnek bu döngüyü kullanarak ekrana bir dizi kelime yazıyor. Döngü boyunca akasya, elma ve visne kelimeleri "agac" değişkenine kopyalanıyor ve her döngüde bu değişkenin içerdiği bilgiler ekrana yazılıyor.

for agac in akasya elma visne
do
echo $agac
done
for-do döngüsü, dosya isimleri üzerinde yapılan işlemlerde de büyük kolaylıklar sağlar. Bunun için özel karakterlerden yararlanmak da olasıdır. Örnek olarak * karakteri o anki çalışma dizini içindeki tüm dosyaları seçer.

for a in *.pl ; do
file $a
done
7. Sed ve Vi
7.1 SED (Stream editor)
Metin dosyaları üzerinde sürekli işlem yapanlar için sed ve vi hemen imdada yetişir. Bu iki programın yapabildiklerini etkileşimli olarak bir metin editörü üzerinden gerçekleştirebilmek de mümkündür. sed ve vi tam anlamıyla zaman kaybını önleyen kullanıcı dostu iki uygulamadır. Yapısal olarak diğer programlama dillerinden biraz farklı olduklarından öğrenmesi biraz zaman alır. Buna rağmen eğer metin editörlüğü işinizin bir parçası ise sed ve viı öğrenip bunlardan verimli bir şekilde yararlanmanız uygun olacaktır.

Sed ve Özellikleri
Sed bir dosyadan veya standart girdiden(klavyeden) bilgi okur ve standart çıktıya (ekrana) okuduğu bilgileri kullanıcının belirlediği düzene sokarak yazar. Bu veriyi de kullanıcı genellikle bir dosyaya yerleştirir.

Sed komut satırında iken veya bir kabuk programı içinden kullanılabilir.

7.2 vi Editörü
Bir linux sistemde her kullanıcının zevkine hitap eden çeşitli metin editörler vardır. Bunların arasında en çok kullanılan ve standart olan ed ve vi, UNIX sistemler için özel olarak tasarlanmış editörlerdir. vi kadar çok kullanılmasa da ed, pico ve joe da büyük bir taraftar kitlesine sahiptir. vi ilk başta karmaşık görünse de hızı ve verimi ile her kullanıcının işini büyük ölçüde kolaylaştıracak bir editördür. En çok kullanılan komut takımlarını öğrendikten sonra vi ile aynı dili konuşuyor olduğunuzu göreceksiniz.

via Başlangıç
PC editörlerin büyük çoğunluğunda klavye, editör komutlarını almak ve basılan tuşları ekrana göndermek için kullanılan iki gruba ayrılmıştır. Kullanıcı aynı anda hem komut işletip hem de yazı yazabilir. Bu tip editörler geniş bir klavye haritasına sahip oldukları için, örneğin fonksiyon tuşlarını veya klavyenin en sağındaki nümerik tuşları da kullanıyor olabilirler. vi ın tasarım aşamasında bu durumdan kaçınılmış, standart dışı klavyesi olan bilgisayarların da var olabileceği düşünülerek klavye üzerinde kullanılması gereken tuşların sayısını mümkün olduğunca indirilmesine çalışılmıştır. Burada karşımıza vi editörünün çalışma aşamasında üç ayrı işlev geliyor. Birincisi, bilgisayara komutların girdisi sırasında kullanılan komut modu, ikincisi yazı yazarken kullanılan yazı modu ve satır modu.

Komut modunda klavye üzerinde görevi olan tüm tuşlar, bilgisayar komut vermek için kullanılıyor. Yazı modunda ise diğer editörlerdekine benzer şekilde yazı yazmak mümkün oluyor. Klavye modunu değiştirdiğinizde klavye tuşlarının işlevleri de hemen değişiyor. vi editörünü ilk çalıştırdığınız anda komut moduna girersiniz. Bu anda her tuşa ait bir komut çalıştırılmaya hazırdır (örneğin `j bir karakter aşağı, `k bir karakter yukarı gider). Bu anda kullanıcı yazı moduna geçmek isterse `i tuşuna basabilir.

Yazı moduna iken klavyeden girilen her karakter ekranda görünür. Bundan sonrası daktilo kullanmaya benzer. Tekrar komut moduna geçmek için ESC tuşu yardımcı olur. Bir dosya yazarken veya düzeltmede bulunurken her iki yazım stili arasında sürekli gidip geldiğinizi farkedeksiniz.

Bunlara ek olarak dosya işlemleri veya eşleme (substitution) yaparken iki mod da kullanılmaz. Linux kullanıcısı vi üzerinde çalışırken en alt satırda vi mesajlarını görür ve gerektiği zaman satır modunda komutları girer. Satır moduna geçmek için `: (iki nokta üstüste) karakteri kullanılır. Bu tuşa basıldığında ekranın en altında bir satır açılır ve vi sizden bir komut girmenizi bekler. vi komutunu yazdıp entera bastıktan sonra tekrar editör komut moduna geçersiniz.

8. TCP/IP
Diğer açık sistemler gibi Linuxun da en büyük özelliklerinden biri ağ protokolleri ve uygulamalarının sistemin en doğal parçalarından biri olmasıdır. Dolayısıyla ağ yapısını bilmeyen bir yöneticinin, açık sistemler üzerindeki bilgisini daha da geliştirebilmesi mümkün değildir. Bu bölümde anlatılacaklar Linux üzerinde TCP/IPye bir giriş yapılmasını sağlayacaktır. Ayrıntılı bilgi TCP/IP servislerinin ve uygulamalarının anlatıldığı diğer bölümlerden ve aşağıda sözü edilen kitap ve dökümanlardan edinilebilir.

TCP/IP üzerine önerebileceğimiz bir kitap, ilk baskıları TÜBİTAK tarafından bastırılan, ve büyük bir okuyucu kitlesi bulmuş Herkes İçin İnternet (Kürşat Çağıltay) tir. Bunun dışında İngilizce Prentice Hall tarafından yayınlanan Internetworking with TCP/IP Volume I (D.E. Comer), OReilly & Associates tarafından yayınlanan, TCPIP Network/ Administration (Craig Hunt) ve Linux Network Administrators Guide (NAG - Olaf Kirsh). NAG, Linux Documentation Projectin bir parçası olduğundan elektronik kopyası İnternet üzerinden ücretsiz olarak edinilebilir.

Linux Documentation Project grubunun hazırladığı NET-3-HOWTO, TCP/IP temelleri ve ağ uygulamalarını örnekleriyle işlemiş. Bu dökümanı nasıl temin edebileceğinizi kitabın sonunda bulabilirsiniz. NET-3, TCP/IP ve buna bağlı protokollerin Linux için geliştirilen bölümüne verilen isimdir.

8.1 Temel TCP/IP
TCP/IP, ilk defa ABDde ARPANet (Advanced Research Projects Agency Network) adı altında, askeri bir proje olarak geliştirildi. Önceleri askeri amaçlı düşünülen proje önce ünivesiteler tarafından kullanılmaya başlandı. Ardından ABDnin dört bir yanında birbirinden bağımsız geliştirilen ağlar, tek bir omurga altında NSFNet olarak adlandırıldı ve ulusal boyutu aşarak dünyaya yayıldı. İnternetin doğuşu da bu tarihe denk gelir.

Bir sokak üzerinde yeralan evlerin adresleri gibi, İnternete bağlı olan her makinanın da bir adresi vardır. Bu adres sayesinde bir bilgisayardan diğerine ulaşmak mümkün olur. İnternet adresi 4 bayttan (32 bit) ibaret olup yazılırken her bayt arasına bir nokta konulur. En çok kullanılan bu gösterim şekline örnek olarak, ODTÜdeki bir bilgisayarın adresi olan 144.122.199.20yi verebiliriz.

Bununla beraber, 4 baytlık numaraların kolayca hatırlanmasının mümkün olmadığından, İnternet üzerindeki makinalara alfanümerik adlar da verilebilir. Yukarıda örneğini verdiğim adresin ismi, knidos.cc.metu.edu.trdır. ilk noktaya kadar olan kelime, makina adıdır(yukarıdaki örnekte knidos), bundan sonraki noktayla ayrılmış bölümler özelden genele doğru makinanın ait olduğu kurum, kurumun tipi ve ülke gibi bilgiler içerir. Bu adlandırma yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiyi Alan İsimlendirme Sisteminin (Domain Name System - DNS) anlatıldığı bölümde bulabilirsiniz.

8.2 İnternet Adresleri
İnternet üzerinde 3 sınıf adres vardır. Avrupada RIPE (Réseaux IP Européens) tarafından dağıtılan bu adresler daha sonra o yerin ağ yöneticisi tarafından uygun şekilde bölünebilir. Bu bölümlendirmeye ``subnetting işlemi adı verilir. Bu sayede ağlar gruplanarak herbirisinin yönetimi bağımsız hale getirilmiş, aynı zamanda da kısıtlı olan IP adresleri daha verimli bir şekilde kullanılmış olur.

Üç çeşit İnternet adresi şunlardır :

· · · A sınıfı İnternet adresi: Adresin ilk baytı 1 ile 126 arasında bir sayıdır. Bu adrese verilen yetkiyle toplam 2^24 makina adreslenebilir. Dünya üzerinde 126 tane A sınıfı adres vardır.

· · · B sınıfı İnternet adresi: Adresin ilk baytı 128 ile 192 arasında bir sayıdan oluşur. Bu adresin subnetlere bölünmesiyle 65534 farklı makina adreslenebilir.

· · · C sınıfı İnternet adresi: Adresin ilk baytı 192 ile 223 arasındadır. C sınıfı bir adresi blokuyla bağlı 254 bilgisayar adreslenebilir.

A ve B sınıfı adreslerin hepsi dağıtılmış ve şu anda intenet C sınıfı adreslerde de sıkıntı çekilmektedir. Adres yetersizliğine çözüm getirmek amacıyla IPv6 ya da IPNG adlarıyla daha uzun İnternet adresleri kullanan protokoller geliştirilme ve test aşamasındadır.

Bir İnternet adresi iki kısımdan meydana gelir: ağ adresi ve düğüm adresi. Her makina, bir ağ üzerinde bulunur ve bu adres ``ağ adresi olarak adlandırılır. Üç sınıf (A, B ve C) İnternet adresinin ağ ve düğüm adresleri farklı farklıdır. A sınıfı İnternet adreslerinde ağ adresini 1 bayt tayin eder. Örnek olarak hayali yazılan 74.198.59.33 makinasını tanımlayan ağ adresi 74tür. Ağ adresi uzun halde yazıldığı zaman kalan 3 baytın yerine 0 konur. Bu durumda yukarıda adı geçen makinaya ait ağ adresi 74.0.0.0 olacaktır.

Ağ adresinden geriye kalan düğüm adresi, bir makinanın İnternet sınıfına göre 1,2 veya 3 bayttan ibaret olabilir. Örnek olarak,

195.12.288.3 makinasının (C sınıfı) ağ adresi 195.12.288.0, düğüm adresi 3tür.

130.11.195.62 makinasının (B sınıfı) ağ adresi 130.11.0.0, düğüm adresi 195.62dir.

Düğüm adresleri yerine 4 baytı da kullanmak da olası. Yukarıdaki iki örnek için düğüm adreslerini sırasıyla 195.12.288.3 ve 130.11.195.62 olarak kabul edebiliriz.

Yukarıda sözedilen subnetting (alt ağlara ayırma), çok sıkça kullanılan bir yöntem olup getirdiği birtakım kolaylıklar vardır. Büyük bir iletişim ağı alt ağlara ayrılırsa, kontrol edilmesi daha kolaylaşır.

Bir kuruluş, kendine ait olan B sınıfı adresi subnetlere bölmek isteyebilir. Gerekli düzenlemeleri yaparak bir B sınıfı adresi (örneğin) 255 adet alt adrese ayırabilir. ODTÜnün NICden aldığı 144.122.0.0 ağı, 254 parçaya bölünmüş, bu parçalardan 144.122.71.0 alt ağı Bilgisayar Mühendisliği bölümüne, 144.122.34.0 alt ağı Kimya Mühendisliği bölümüne verilmiştir. Bundan sonra her bölüm kendi ağı ve üzerindeki makinalardan sorumlu olur.

8.3 Protokoller
Internet protokollerinin yaygınlaşmasındaki en önemli etkenlerden biri herhangi bir ağ donanımına ya da firmaya özel olmamalarıdır. Bilgisayarınız, işletim sistemiz ya da ağ bağlanma yönteminiz ne olursa olsun intenete bağlamanız mümkündür. İnternet protokolleri RFC adı verilen dökümanlarda açıklanır, bu dökümanlar herkese açıktır ve ücretsizdir. RFClere NIC ya da ODTÜdeki yansısından erişebilirsiniz.

Internet protokollerinin temeli Intenet Protocol (IP)dir. İnternet üzerinde yönlendirme(routing) gibi temel ağ işlemlerinin gerçekleştirildiği protokol katmanıdır. IP paketlerinin her biri kendi başlarına aradaki ağ cihazları tarafından yönlendirileren paket içinde belirtilen adrese ulaştırılır. Bu sırada fiziksel ağ farklılıklarından kaynaklanan paket parçalanmaları(fragmentation) ve bunların yeniden birleştirilmeleri aradaki ağ cihazlarının aşırı yüklenmelerini önlemek gibi görevler de IP katmanı tarafından gerçekleştirilir.IP bağlantı temelli(connection oriented) bir ağ protokolü değildir. Bunun yanı sıra IP paketlerin içeriklerinin doğruluğunu da garanti etmez. IP katmanı sadece başlık kısmında oluşan hataları bulur ve düzeltir. Internet üzerinde yönlendirme, yukarida sözü edilen adreslerden yararlanılarak yapılır.

Kullanıcı uygulamalarının IP katmanına doğrudan ulaşımları yoktur. IP ve uygulama programları arasındaki bağlantıyı sağlayan iki protokol vardır: Transmission Control Protocol (TCP) ve User Datagram Protocol (UDP). TCP, İnternet protokolleri arasındaki en önemli protokollerden biridir (İnternet protokol ailesi bu nedenle TCP/IP diye adlandırılır.). TCP, IP katmanının sağlamadığı bağlantı temelli, güvenilir servisi sağlar. TCP kullanarak ağ üzerinden veri aktaran programlar, bir dosyadan okuyormuş ya da yazıyormuş gibi güvenle ağ bağlantısını kullanabilirler. Arada oluşan hatalar TCP tarafından onarılır. IP protokol katmanına uygulma programları doğrudan erişemediklerinden, hata kontrolü ve bağlantı gerektirmeyen ya da bu işlemleri kendileri gerçekleştirmek isteyen uygulamalar UDP kullanarak ağ üzerinden iletişim sağlarlar.

Yukarıdaki protokollerin yanı sıra İnternet standardı olmuş birçok uygulama protokolü de vardır. Bunlar arasında, TELNET, FTP, SMTP ve HTTP gösterilebilir.

İnternet üzerinde paketler son makinaya ulaştıktan sonra, ilgili uygulama programına ulaşabilmesi için port adı verilen sanal numaralar kullnılır. Servis veren uygulamalar, önceden belirlenmiş standart port numraları kullanırlar. Örnek olarak SMTP 25 numaralı TCP portunu, talk ise 518 numaralı UDP portunu kullanır. Sisteminizin kullandığı port numaraları ve bunların isimlerini /etc/services dosyasından görebilirsiniz.

8.4 İnternete Bağlanma
Linuxu İnternete bağlamak ilk aşamada biraz zor görünse de biraz teori, biraz pratik yardımıyla mantık kolayca anlaşılabiliyor. Ağlar, bilgisayar sistemlerinde hata olma olasılığı en yüksek, en çok sorunun çıktığı alandır. Bu bölüm, özelde bir ethernet kartı ile bağlantı yapıldığı varsayılarak anlatılmıştır. Ancak anlatılan birçok kavram herhangi bir yapıdaki İnternet bağlantısı için geçerli olacaktır.

8.5 Yönlendirme
Daha önce de belirtildiği gibi birden fazla ağa fiziksel bağlantısı bulunan ve ağlar arası bilgi paketlerinin geçişine olanak tanıyan araçlara yönlendirici (router) adı verilir.

İki ayrı ağda yeralan makinaların haberleşmesine imkan tanıyan yönlendiriciler, kendilerine gönderilen paketleri bir ağdan diğerine iletirler.

Herhangi bir ağ içerisinde yer alan makinalar aynı IP ağ içerisinde bulunan makinalarla (ağ konfigürasyonları doğru olduğu sürece) haberleşebilirler. Başka adreslere ulaşabilmek için bulunulan ağ dışındaki ağlarla bağlantısı olan ve o ağ üzerinde bulunan bir makina ile haberleşmeleri gereklidir. Bu makina bilgisayar tanımlarında gateway (yönlendirici, arabirim, arayol) olarak verilir.

Minimum yönlendirme, bir ağa bağlı olmayan makinalarda, ifconfig yardımıyla yapılan yönlendirmedir. En çok kullanılan statik yönlendirme çeşidinde, az sayıda arayol ile dışarıya bağlı olan bir makinada, route komutuyla yapılır. Aynı adrese ulaşan birden fazla arayol olması durumunda ise, kendi yönlendirme tablosunu ağın durumuna göre değiştirebilen dinamik yönlendirmeye başvurulabilir.

Linuxun yönlendirici olarak kullanılmasına bir örnek verilebilir. Elimizde var olduğunu bildiğimiz iki ağ olsun. Bu ağlardan birincisini, 144.122.71.0 ağı, diğeri de 144.122.1.0 ağı olarak kabul edelim. 144.122.71.0 ağının İnternete bağlanabilmesi için 144.122.1.0 ağına ulaşması gereklidir. Yönlendirici olarak kullanılacak makinayı 71.0 ağında kurup gerekli yönlendirme talimatları verildiği anda bu ağa bağlı olan diğer makinalar da İnternete açılabilecektir.

8.6 NFS
NFS (Network File System), bir ağ üzerinden disklerin paylaşımını sağlamak üzere geliştirilmiştir. NFS sayesinde bir makinada yeralan belirli bir disk bölümü, başka makinalar tarafından okunabilir veya yazılabilir. Bu işleme özellikle büyük organizasyonlarda, disk alanından tasarruf etmek için başvurulur. Her makinada aynı dosyalar, çalıştırılabilir programlar olması yerine bunlar tek sunucuda toplanır, diğer bilgisayarlar bu alanı ortaklaşa paylaşırlar. Paylaşılan dizin, sanki yerel makinanın bir diziniymiş gibi davranır. Kendi disk alanını paylaştıran makinaya NFS sunucusu, bu diske erişim yapan makinalara da NFS istemcisi adı verilir.

NFS kullanımının pek çok avantajı sayılabilir. Bunlar kısaca:

· · · Yerel bir işletmede tüm kullanıcılar tek bilgisayar üzerindeki aynı disk alanını paylaşabilirler. Diğer bilgisayarlar açıldıktan sonra bu diskleri kendi dosya sisteminlerine bindirebilirler. NFSin NIS ile birlikte kullanımı sayesinde bir kullanıcı herhangi bir makinaya girip diğer kullanıcılarla birlikte aynı dosya yapısı ile çalışabilir.

· · · Paylaşım sayesinde büyük disk alanı isteyen programlar tek bir sunucuda toplanabilir ve bu sayede önemli miktarda diskten tasarruf sağlanabilir.

· · · Bir makina üzerinde yapılan değişiklik, her makinada yapılmış gibi olur. Böylece aynı yazılımı örneğin 20 bilgisayara yüklemek zorunda kalmazsınız.

8.7 Uzaktan Bağlantı Kurulması
İnternet üzerinde kesinlikle yanlız olmadığınıza göre, kimi durumlarda kendi Linuxunuz dışındaki sistemlere girmek isteyeceksiniz. Bunun için uyarlanmış çeşitli komutlar mevcuttur. Bu komutlar sadece bağlanmak için değil, iki makina arasında birtakım dosya transferi gerçekleştirmek için de kullanılabilir.

Linux (ve UNIX) için ağ uygulamalarında kullanılmak üzere geliştirilen temel olarak iki sistem vardır. Bunlardan UUCP (Unix to Unix CoPy), genel olarak iki makina arasında bir kere bağlantı kurup veriyi iletir ve bağlantıyı kapatır. Eski bir protokol olan UUCP, genellikle modemler arası veri iletişiminde işe yarar.

TCP/IP ise daha önce de belirtildiği gibi yerel ağ veya İnternet üzerinde rahatlıkla kullanılabilen bir protokoldür. TCP / IP nin uzaktan bağlantı komutları "r" harfi ile başlar. Örneğin rlogin (remote login) bir sistemden diğerine telnet bağlantısı yaparken rcp (remote copy) ise bir makinadan diğerine dosya kopyalar. Bu ve buna benzer uzaktan bağlantı komutları iyi bilmeniz size çalışmalarınız sırasında zaman kazandıracaktır.

"r" komutlarını kullanabilmeniz için kesinlikle TCP/IP protokolünü tanıyan bir ağ (PPP, Ethernet, SLIP gibi) üzerinde olmalısınız.

rlogin : Geçerli bir hesabınızın olduğu makinaya girmenizi sağlar. telnet komutuyla benzerlik gösterir. Ayrıldıkları nokta, karşıdaki sisteme girerken gerekli konfigürasyonlar yapılırsa şifre sormamasıdır. Bu kısma ileride değineceğim.

Aşağıdaki komut ile ordek isimli makinaya giriş yapılıyor.

$ rlogin ordek
Eğer yukarıdaki gibi yazarsanız, ordek makinasına ait IP numarası veya bu adresin tam isminin, örneğin ordek.cclub.metu.edu.tr/etc/hosts dosyasında yeraldığına emin olmanız gerekir. Karşı makinada bağlanılacak kullanıcı ismi de komut satırından belirlenebilir.

cclub:~$ rlogin ordek -l httpd
Password:
Last login: Fri Feb 21 22:02:46 from cclub.metu.edu.tr
Linux 2.0.27.
ordek:~$
Yukarıda yaptığımız, cclub makinasından ordek isimli makinadaki httpd kullanıcısına bağlanmak oldu. Üzerinde Linux çalışan ordek makinası doğal olarak bana bu kullanıcıya ait şifreyi sordu. ordek makinasında yeralan bir dosya üzerinde değişiklik yaparak istersem şifre sorulmadan anında girilmesini sağlayabilirim. Bunu .rhosts (remote hosts) dosyası sağlar.

.rhosts dosyasında makinaya bağlanabilecek olan kullanıcılar ve bunların hangi makinalardan bağlanacaklarını gösteren bir liste vardır. Biraz karışık mı oldu ? Şu örneği inceleyelim :

ordek:~$ uname -a
Linux ordek 2.0.27 #1 Sun Jan 19 13:06:08 EET 1997 i486
ordek:~$ whoami
httpd
ordek:~$ cat ~/.rhosts
cclub.metu.edu.tr gorkem
Yukarıda ördek makinası üzerindeki httpd kullanıcısının çalışma dizininde bulunan .rhosts dosyasında iki sütun yeralıyor. İlki, güvenilen makinanın ismi (cclub.metu.edu.tr), ikincisi de bu makina üzerindeki güvenilen kullanıcı (gorkem). .rhosts dosyası şifrenizi başkalarına vermeden istediğiniz makinadaki bir kullanıcının hesabınızı kullanmasını sağlar. Kısaca bir satırda herhangi bir kullanıcının makina ismi ve hesap ismi bu dosyada varsa, sisteme giriş izni verilir.

Bu aşamadan sonra cclub.metu.edu.tr adresindeki gorkem kullanıcısı şifre girmeden ordek.cclub.metu.edu.tr adresindeki httpd kullanıcısı olarak çalışmak isterse yapması gereken :

cclub:~$ whoami
gorkem
cclub:~$ rlogin ordek.cclub.metu.edu.tr -l httpd
Last login: Sun Feb 23 11:19:04 from cclub.metu.edu.tr
Linux 2.0.27.
ordek:~$
Artık ordek makinası üzerindeyiz. Şifre girmeden bir makinadan diğerine atlamış olduk. .rhosts dosyasında eğer makina ismi yerine "+" işareti kullanılırsa her makinanın veya kullanıcı ismi yerine "+" işareti kullanılırsa her kullanıcının giriş izni olduğu anlaşılır. Makina isimleri yerine IP adreslerini de kullanabilirsiniz. Birkaç örnek :

144.122.71.55 +
# (144.122.71.55 makinasi uzerindeki tum kullanicilara giris izni ver)
+ murat
# Butun makinalar uzerindeki murat kullanicilarina giris izni ver.
# (Cok buyuk bir guvenlik acigi)
rsh : Bazı durumlarda çalıştığınız makinada dışındaki bir sistemde bir veya birkaç kısa komut çalıştırmak isteyebilirsiniz. Örneğin karşı sistemde kimler, hangi işleri yapıyor veya çalışma dizininde yeralan dosyaları görmek gibi. Bütün bunlar telnet veya rlogin programına gerek duymadan rsh (remote shell) ile yapılabilir. Tek şart, üzerinde komut işletilecek makinadaki .rhosts dosyasında gerekli makina ve kullanıcı ismi girişi olmasıdır.

Diyelim ki davul.cclub.metu.edu.tr makinası üzerindeki /home/gorkem dizininde yeralan tüm dizin ve dosyaları görmek için :

$ rsh davul.cclub.metu.edu.tr ls -al /home/gorkem
komutunu girmelisiniz. rsh komutundan sonra uzaktaki sistemin ismi, ardından da çalıştırılacak olan komut gelmelidir. Diğer bir örnek

$ rsh davul.cclub.metu.edu.tr cat README | lpr
karşı sisteme giriş yapmadan README dosyasını yazıcıdan çıkmasını sağlayacaktır.

8.8 NIS
NIS Network Information Service kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Amacı bir ağ üzerindeki bütün makinalara, bütün ağ tarafından bilinmek kaydıyla bilgi akışı sağlamaktır. NIS tarafından dağıtılacak bilgiler, hesap isimleri, şifreler, kullanıcı dizinleri ve grup bilgileri olabilir.

NIS yardımıyla, örneğin size ait şifre NIS veri tabanında kayıtlı ise, ağ üzerinde NIS istemci programlarını çalıştıran bütün makinalara girebilirsiniz.

NISin biraz daha gelişmiş bir sürümü olan NIS+ , verileri korumak amacıyla şifreleme yöntemi kullanır. Bu avantajına rağmen NIS+ ın kurulumu ve kullanımı daha zordur.

NISin Çalışma Prensipleri
Bir ağ üzerinde en az bir makina NIS sunucusu olmak zorundadır. İster herbiri farklı NIS ``domain lerine hizmet eden çoklu NIS sunucularına sahip olabilirsiniz, ya da beraber çalışan NIS sunucularınız olur. Bu durumda sunuculardan biri ana NIS sunucusu, diğerleri ise ikincil (slave) NIS sunucusu olabilirler.

İkincil sunucular sadece NIS veritabanının kopyalarına sahiptirler ve bu kopyaları ana NIS sunucusunda bulunan veri tabanlarında değişiklik yapıldığı zaman ana sunucudan alırlar. Ağ üzerinde bulunan makina sayısına ve ağ güvenliğine bağlı olarak bir veya daha fazla ikincil sunucu kurulabilir. Bir NIS sunucusu kapandığında veya çok yavaş cevap verdiğinde, diğer NIS istemcileri çalışan veya daha hızlı bir sunucu bulmaya çalışacaktır.

NIS veritabanları DBM adı verilen yapıdadır ve bu yapı ASCII veritabanlarından çıkarılır. Ana NIS sunucusu hem ASCII veritabanlarını hemde DBM veritabanlarını içermelidir. NIS sunucusu, ASCII yapıdaki /etc/passwd gibi veri tabanlarını DBM veri tabanına çevirerek /var/yp dizini altında tutar.

İkincil sunucular NIS haritalarında oluşacak değişikliklerden yppush programı aracılığıyla haberdar edilecek ve veritabanlarını senkronize etmek için otomatik olarak gereken değişiklikleri alacaklardır. NIS istemcilerinin bunu yapmasına gerek yoktur çünkü sunucudaki DBM veritabanlarında bulunan bilgileri okumak için devamlı olarak NIS sunucusu ile bağlantı kurmaktadır. İkincil sunuculara gayet büyük ağlar üzerinde ihtiyaç duyulur.

NIS İstemcisi
NISi kurmak için herşeyden önce /usr/sbin/rpc.portmap programını çalıştırmanız gerekir. Bazı Linux dağıtımları (örneğin Slackware) bu daemonu çalıştırmak için gereken kodu /etc/rc.d/rc.inet2 dosyasında barındırırlar.

RPC portmapper (man 8 portmap) programı bir sunucu olup RPC program numaralarını TCP/IP (veya UDP/IP) protokol port numaralarına çevirir. RPC portmapper o makina üzerinde RPC çağrılarını (NIS istemci yazılımının yaptığı iş) RPC sunucularına (NIS sunucuları gibi) yapılabilmesi için çalışıyor olmalıdır. Bir RPC sunucusu başladığı zaman, portmapa hangi port numarasını dinlediğini ve hangi RPC program numaralarına hizmet edeceğini bildirir. Bir istemci verilen bir program numarasına RPC çağrısı yapmak istediği zaman, ilk önce sunucu makina üzerindeki portmap ile bağlantı kurarak RPC paketlerinin nereye gönderileceğini belirler. Normal olarak, bazı RPC sunucuları inetd(8) tarafından başlatılır, bu yüzden portmap, inetdden önce çalıştırılmalıdır.

NIS kurmadan önce, yukarıda da belirtildiği gibi iki durumu değerlendirmek zorundasınız. Ya sizin makinanız halihazırdaki NIS sunucularının bulunduğu bir ağın parçası olacaktır, ya da henüz ağınızda herhangi bir NIS sunucusu yoktur.

Birinci durumda, sadece istemci programlara (ypbind, ypwhich, ypcat, yppoll, ypmatch) ihtiyacınız vardır. En önemli program ypbinddır. Bu programı her zaman çalıştırıyor olmalısınız. ypbind çalışır çalışmaz, makinanız bir NIS istemcisi durumuna gelir.

9. DNS (Alan İsimlendirme Sistemi)
9.1 Giriş
Bilgisayar ağlarının günümüzde oldugu kadar yaygın olmadığı dönemlerde makina, sunucu, yazıcı vb. ağ üzerindeki cihazlara ilgili nümerik adresleri ile erişmek kullanıcılar için fazla zor değildi. İnternetin beklenenden daha hızlı büyümesiyle birlikte artan kullanıcı ve ağ üzerindeki cihazlarla birlikte nümerik isimler yerine alfanümerik hatırlanması kolay bir yapı geliştirildi. Bu yapıya Alan İsimlendirme Sistemi (Domain Name System) adı verilmektedir. Genellikle kısaltılmış şekliyle DNS olarak da kullanılmaktadır.

Alan isimleri verilirken alt isimler (subdomain) genelden özele doğru sıra izler. Örneğin, Türkiye Linux Kullanıcıları Grubu olarak ODTÜde yer alan kullanıcıların kullanabileceği alan adı,

metu.linux.org.tr

şeklindedir. Burda alt isim (.) ile birbirinden ayrılmıştır. En alt seviye olan metu ODTÜde yer alan Linux kullanıcılarını, linux Linux grubunu, org Linux grubunun ticari kaygılar gütmeyen bir organizasyon olduğunu, tr ise ISO tarafından belirlenen Türkiyenin ülke kodudur.

En üst düzeydeki bazı alan isimleri asağıda listelenmiştir.

.com ticari kuruluşlar (commercial)
.edu üniversite düzeyindeki eğitim kurumları (educational)
.k12 lise düzeyindeki eğitim kurumları
.org ticari olmayan organizasyonlar
.mil askeri kuruluşlar (military)
.net ağ organizayonları (network)
.ülke kodu ISO tarafından belirlenen ülke kodu
10. Diğer Kullanıcılarla İletişim
İnternet, başdöndürücü bir hızla gelişmekte. Dünyada İnternete her gün onbinlerce kullanıcı eklenirken İnternete bağlı Türk insanının sayısı (şimdilik) yüzbinlerle ifade ediliyor. Bunda özellikle medyanın, İnternetin tanıtımına yaptığı etki çok büyük. Konuyla ilgili hemen her yazıda, bu dev ağın diğer ucundaki kullanıcılardan bahsediliyor. İletişim teknolojisiyle birlikte karşılıklı konuşmayı iyice azaltan kesimlerin İnternete olan merakı da buradan geliyor.

Gerçekten de İnternete bağlandığınızda hiç de yalnız olmadığınızı farkediyorsunuz. Biraz merakla, biraz uğraşla dünyanın öteki ucundan bağlanan insancıklarla bağlantı kurmak gayet kolay. İnternetle bilgisini, kültürünü artıran, yalnızlıktan kurtulan, hoşça vakit geçiren, hatta evlenenlere bile rastlanıyor. Bazen de bunun tam tersine, hayal kırıklığına uğrayanlar da var. Ama çoğunluk bu sonsuz derinliğe bir girdiği zaman sihrinden kurtulamıyor.

Diğer kullanıcılarla iletişim kurabilmek için sayısız yol yöntem var. Bunlardan en çok bilineni e-posta. Mektupla varışı günlerce sürebilecek bir mesaj, e-posta ile gönderdiğinizde bakmışsınız ki birkaç dakika sonra karşıda.

Bunun yanında haber gruplarına bağlanmak ve onbinlerce tartışma grubundan hangisini okuyacağını şaşırmak da var.

İrc (internet relay chat) ile binlerce odalı bir eve girip her ülkeden, her zevkte süresiz arkadaşlıklar kurmak mümkün.

Bunların hepsi Linux ile mümkün. Yazılımları kurduğunuz anda yüzlerce ülkeden milyonlarca kullanıcı sizi ekran karşısında bekliyor.

10.1 Etkileşimli İletişim Yöntemleri
Pine, kullanım kolaylığı ile kullanıcıya cazip gelirken, atılan mesajların karşıya anınında gitmemesi, hatta yolda kaybolması olasılığı bile vardır. Buna karşın bir kere atıldığı zaman e-postayı alan kişi bunu istediği zaman okur, yani e-posta atılırken karşıdaki kullanıcının sistemde o an bulunması şart değildir.

Write, talk ve irc, daha pratik ve anında iletişime izin veren programlardır. write ile aynı makina üzerindeki kullanıcıyla anında iletişim kurmak mümkün olur. Komut satırında write ve konuşmak istediğiniz kullanıcının ismini yazmak yeterlidir.

linux:~$ write gorkem
cok aciktim. yemege gidelim
Mesaj gönderme bittiği zaman Control-C yardımıyla çıkılabilir. Aynı şekilde mesajı alan kullanıcı da write ile cevap verebilir.

write, kısa süren mesajlaşmalarda etkili olurken uzun sürecek konuşmalarda genellikle talk kullanılır. talk yardımıyla mesajlaşan kullanıcıların herbirinin ekranları enine ikiye bölünür. Ekranın bir yarısında gelen mesajlar, öteki yarısında giden mesajlar görünür.

talk ve write genellikle iki kişi arasında iletişim kurmak için kullanılır. Bunların yanında irc, aynı anda binlerce kullanıcının bağlandığı bir dünyadır. Uygun bir yazılımla dünyanın dört bir yanında bulunan sunuculara bağlanmak suretiyle ircye girilebilir. Çok basit birkaç komutla yüzlerce kanala girip her kanaldaki onlarca kişiyle yazışmak olasıdır. İster özel mesaj gönderirsiniz, ister belirli bir konuda yapılan konferansa katılırsınız.

Linuxunuzda irc yazılımı yoksa sunsite arşivinden alıp kolayca kurabilirsiniz.

Written By X2 www.Cyber-Warrior.Org [email protected]

   
   
Cyber-Warrior TIM All Legal and illegal Rights Reserved.\CWDoktoray 2001©